3.AY HAMİLELİK
| 1. AY HAMİLELİK | 4. AY HAMİLELİK | 7. AY HAMİLELİK |
| 2. AY HAMİLELİK | 5. AY HAMİLELİK | 8. AY HAMİLELİK |
| 3. AY HAMİLELİK | 6. AY HAMİLELİK | 9. AY HAMİLELİK |
Sizdeki değişiklikler :
-
Göğüslerde dolgunluk, hassasiyet, göğüs ucunda koyulaşma görülür
ve mavi
damarlar görünür hale gelir.
- Rahminizi küçük bir yumru gibi pubik kemiğin üzerinde
hissedebilirsiniz, yumuşak , dolgun ve daha büyüktür. Büyüklüğü
leğen kemiğini dolduracak kadardır. İdrar kesesini sıkıştıracağı
için daha sık idrara çıkabilirsiniz.
- Plasenta gelişiyor ve daha fazla hormon üretir.
- Vaginal akıntı beyaz renkte, daha yoğun ve yapışkan hale
gelir.
- Kendinizi biraz daha yorgun ve enerjisiz hissedebilirsiniz.
Uykusuzluk, mide şikayetleriniz devam edebilir.
- Sabah hastalığı olarak bilinen bulantılar bu ayda devam eder.
- Hamilelikte barsak hareketleri yavaşladığı için kabızlık
görülebilir.
- Vücudunuzdaki kan miktarı hamilelikte arttığından, akciğerler,
kalp, böbrekler daha çok çalışır, karın bölgesi ve bacaklarda
kan desteğinin artması nedeniyle toplar damarlar daha görünür
duruma gelir, yani varisler oluşabilir.
- Zaman zaman başağrısı , başdönmesi ve fenalaşma hissi
yaşayabilirsiniz.
- Yemeklerden iğrenme ve aşerme görülebilir.
- Bel ve göğüs bölgesi büyüdüğünden kıyafetlerinizi dar
hissetmeye başlarsınız.
- Bazı kadınlarda , yüz ve boyunda düzensiz, değişik şekillerde
kahverengi lekeler görülebilir. Hamilelik maskesi (kloazma)
denen bu lekelerin hamileliğin sonunda tamamen ya rengi açılır
yada kaybolur.
- Kısa süre için , göbeğinizin üstünden aşağıya doğru uzanan
vertikal koyu çizgi oluşması beklenir. Cildinizdeki gerilme
nedeni ile rahatsızlık duyarsınız , göğüs , karın, kalça
bölümlerine yumuşatıcı losyon sürerek ovabilirsiniz.
- Vücut görünümünüz pek fazla değişmemiştir.
- Fiziksel olarak hala hamile gibi görünmeseniz de duygusal
olarak hızlı iniş çıkışlarınız olabilir. Mizaç değişiklikleri bu
dönem sıktır. Aile olma ile ilgili dalgalanmalar, neşelenme,
kaygı, huzursuzluk hissetmeniz tamamen normaldir. Sinirli,
alıngan, gergin, ağlamaklı duygusal dönemleriniz hamileliğiniz
süresince devam edebilir, ancak bebek doğumundan sonra düzelir.
Bebeğinizdeki değişiklikler :

- Bebeğinizin yüzü daha çok insana benzemeye başlar. Eğik olan
baş dikleşmiştir.
- Embriyodan fetusa dönüştüğü bu periyotta organlar ve dokular
hemen hemen şekillenmiş ve yaşamsal organlar tamamen
gelişmiştir. Bu ayın sonunda organlar çalışmaya başlar.
- Böbrekler çalışmaya başlamıştır, idrar kesesi bir torba
şeklinde oluşmuş ve idrarını yapabilmektedir.
- Daha fazla detaylar görünmeye başlar. Gözler tam şeklini
almış, dudakları , 20 adet diş tohumu , tırnakları, şeftali tüyü
gibi saçları belirmeye başlamıştır. Parmakları ayrılmaya, bazı
kemikleri sertleşmeye başlar.
- Yutmaya ve tekme atmaya başlar.
- Kız veya erkek olduğunu gösterecek dış cinsel organları
gelişmeye başlar.
- Kalp atışları stetoskop ile duyulabilir.
- Boyu bu ay 2 katına çıkarak yaklaşık 6 cm, 15 g ağırlığındadır
Muayene ve laboratuar tetkikleri :
- Doktor kontrolü ve check-up yaptırın. Vücudunuzdaki sizi
kaygılandıran değişiklikleri doktorunuza sorabilirsiniz.
- Kan basıncı, kilonuz ölçülmeli.
- İdrar tetkiki yapılmalı.
- El veya ayaklarda ödem, varisler için bacakların muayenesi
yapılmalı.
- Bebeğin kalp atışları stetoskopla duyulabilir, ultrasonografi
yapılabilir.
- Fundus yüksekliği ( rahimin en yüksek kısmı ) ölçülmeli
11-14 TESTİ
Türkiye'de Trizomi 21 (Down sendromu) risk belirlemesinde
kullanılan en yaygın test halen üçlü testtir. Ancak bebeğin
11.-14. gebelik haftaları arasında ense pilisi kalınlığının
ölçümü, beraberinde anne adayından alınan kanda beta HCG ve PAPP-A
ölçümü ve bunlardan elde edilen değerlerin bilgisayara girilmesi
ve özel bir programa tabi tutulmasıyla da Down sendromu riski
belirlenebilmektedir.
Ense pilisi kalınlığı
Başta Trizomi 21 ve Trizomi 18 olmak üzere çeşitli kromozom
anomalilerinin bir kısmında, fetuslarda ense kalınlığının
bölgedeki sıvı birikimine bağlı olarak arttığının gözlenmesiyle
birlikte bu ölçümün prenatal tanıda uygulanabilirliği hakkında
teoriler üretilmeye başlanmıştır.
Fetusun ense pilisi kalınlığı trizomi dışında çok çeşitli
nedenlere bağlı olarak artabilir. Bunlar arasında kistik higroma
adı verilen sıvı birikimi yıllardan beri Turner sendromu (45 XO
şeklindeki kromozom anomalisi) ile ilişkili olduğu bilinen bir
durumdur. Gerçekten de kistik higroma tanısı konan ve bu nedenle
ileri inceleme yapılan bebeklerde %70 oranında Turner sendromu
adı verilen kromozom anomalisine rastlanmaktadır.
Fetusta kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, iskelet
yapısıyla ilgili hastalıklar, konjenital enfeksiyon ve diğer
hastalıklara bağlı olarak da ense kalınlığı artmış
bulunabilmektedir.
Beta HCG ve PAPP-A
Kandaki beta HCG seviyesi gebelik ilerledikçe azalmaktadır.
Trizomili bebeklerde bu azalma çok daha yavaş olmaktadır.
11.-14. gebelik haftaları arasındaki ölçümler Trizomi 21 olan
bebeklerde bu azalmanın daha yavaş olduğunu doğrulamaktadır.
PAPP-A adı verilen madde ise gebelik ilerledikçe artan bir
maddedir. Yine trizomili bebeklerde bu artışın normalden daha
yavaş olduğu gözlenmiştir. Henüz yeni olan bu yöntemin
uygulanmasında temel sorun ense kalınlığının doğru ölçülmesidir.
Bu ölçüm ise sanıldığı kadar kolay değildir. Ense pilisi
kalınlığını milimetrenin onda birini ölçecek hassasiyette
ultrason aletleri kullanılmalı ve ölçüm esnasında gebelik
haftasındaki normal anatomik yapılar (amnios zarı) fetusun ense
pilisinden ayırt edilebilmelidir. Bu da tecrübe
gerektirmektedir. Yine fetusun bu gebelik haftalarında
hareketlenmeye başlamış olması, ölçümün hassas bir şekilde
yapılabilmesi için bazen 20 dakika ve hatta daha uzun süren
sabırlı bir bekleyişi zorunlu kılmaktadır.
Sonuç olarak, incelemede bebeğin BPM'si, ense kalınlığı, anne
adayıyla ilgili bazı bilgiler, kan ölçüm sonuçları bilgisayara
girilmekte ve bilgisayar programı bu verileri aynen üçlütestteki
gibi Down sendromu oluşma riskine dönüştürmektedir.
Bu incelemeye tabi tutulan anne adaylarında risk yüksek
bulunduğunda amniyosentez ya da koryon villus biyopsisi gibi
invaziv girişimle kromozom analizi önerilmektedir. İncelemeyi
yaptıran anne adaylarının az ihtimalle de olsa böyle bir ileri
inceleme gerekebileceğini bilmeleri önemlidir.
İncelemeye katılan anne adaylarındaki kromozom anomalileri
%90'lık bir oranda yakalanabilmektedir. Bu haliyle bu yeni
değerlendirme yöntemi, %60'lık bir trizomi yakalama oranı olan
üçlüteste göre daha üstündür.
İncelemenin diğer önemli bir özelliği de bu haftalarda fetusun
anomaliler açısından ayrıntılı bir şekilde incelenebilmesidir.
Bu haftalarda elbette tüm anomaliler saptanamaz. Ancak
anensefali, ekstremite problemleri gibi bu haftalarda belirti
veren anomaliler bu inceleme sayesinde daha erken tanınmaktadır.
Üçlü test trizomiler dışında, başta nöral tüp defektleri olmak
üzere diğer bazı anomalilerin de riskini belirler. Üçlü testte
kandaki alfafetoprotein (AFP) değerleri bu konuda önemli
bilgiler verebilmektedir. Ancak AFP ile taranabilen anomaliler,
yüksek çözünürlüğü olan ultrason ile yapılan incelemelerde
("ayrıntılı ultrason") gözlenebilmektedir. Bu nedenle bazı
doktorlar 11-14 testinden sonra 19-23. haftalarda ayrıntılı
ultrason yapılacaksa, ayrıca üçlüteste gerek olmadığı
kanısındadırlar. Bazıları ise üçlütestin anne adayında
preeklampsi gelişip gelişmeyeceği konusunda da bilgiler
verebilmesi nedeniyle üçlütestin 11-14 testi yapılmış olsa da
yine de yapılması gerektiğini savunurlar.


