BEBEĞİN BOYNUNA KORDON DOLANMASI
Bebeklerin bir kısmı göbek kordonları boyunlarına dolanmış şekilde dünyaya gelirler. Kordon dolanması şeklinde adlandırılan bu durum halk arasında yaygın olarak
bilinmektedir. Pek çok anne
baba adayı doğumu düşünürken bebeklerinin boynunda kordon
dolanması olup olmadığını merak ederler ve bundan endişe
duyarlar. Özellikle problemli seyreden ve sonucunda bebekte
sekel meydana gelen doğum öyküleri hamile kadınların en sık
duyduğu öykülerdendir. Çoğu zaman çocuktaki kalıcı problemin
nedeni olarak boynunda kordon dolanmış olması gösterilir. Oysa
gerçek her zaman böyle değildir.
Kordon dolanması ne sıklıkta görülür?
Kordon dolanması nadir karşılaşılan bir durum değildir.
Bebeklerin yaklaşık %20-25'inde doğum sırasında, kordonun boyuna
bir kere dolandığı görülür. Her 500 doğumdan birinde ise kordon
boyuna iki kere dolanmış olarak izlenir. Literatürde boyuna
dolanmış daha fazla sayıda kordon halkasının olduğu da
bildirilmektedir. benim bu konudaki kişisel deneyimim 5
halkadır. Sezaryen ile doğum yapan bir annenin bebeğinde kordon
5 kez boyuna bir kez de bebeğin gövdesine dolanmıştı. Halen
sorunsuz şekilde yaşamını devam ettiren bu bebek çok nadir
karşılaşılan bir durumun örneğidir.
Kordon sadece bebeğin boynuna dolanmaz. Eller, ayaklar ve gövde
de kordonun dolanabileceği kısımlardır. Ancak en sık boyun
çevresinde görülür.
Kordon dolanması neden olur?
Bunun belirli bir nedeni yoktur. Hamileliğin erken dönemlerinde
örneğin 18-19. haftalarda rahim içinde amniyon sıvısının
kapladığı hacim bebekle karşılaştırıldığında çok daha fazladır.
Bu bebeğe hareket serbestliği tanır. Kolayca hareket eden bebek
bu sırada bir kordon halkasının içinden geçebilir. Kordonun
yapısında bulunan Wharton jeli sıkışmasına engel olur.
Bebeklerin çoğu ilerleyen dönemlerde bu halkanın içinden tekrar
geri çıkarlar. Halkanın içinden çıkamadığı durumlarda gebelik
ilerledikçe bebeğin hareket edebileceği alan azalır. Hareketleri
daha kısıtlı hale gelir. Doğum sırasında hala daha halkanın
içindeyse kasılmalarla birlikte aşağıya doğru hareket ettikçe
kordon da boyun çevresinde kalır ve bir süre sonra plasenta
tarafındaki ucun sabit olması nedeni ile boyun çevresine iyice
dolanır ve bu şekilde doğar. Göbek kordonunun çok uzun olması
boyuna dolanması açısından risk oluşturur.
Tanı 
Kordon dolanmasının tanısı en sık doğum sırasında bebeğin kafası
çıktığı anda konur. Bazı durumlarda ise 36. hafta civarında
ultrasonografide saptanabilir.
Doppler ultrasonda boyun etrafında
izlenen göbek kordonu
Kordon dolanması sorun yaratır mı?
Bebeğin boynunun etrafında kordon dolanmış olması genellikle
ciddi sorun yaratmaz. Kordonun özel yapısı içindeki damarların
ve kordonun sıkışmasını engeller. Bu nedenle bebekler bu durumu
kolaylıkla tolere edebilirler.
Sezaryende saptanan boynuna kordon dolanmış bir bebek
Bazı durumlarda doğum kasılmaları sırasında bebek aşağıya doğru
ilerledikçe, kordon boyun etrafında sıkışabilir. Bu sırada
bebeğe giden kan ve oksijen miktarı azalır. Çoğu bebek bu durumu
kolaylıkla tolere edebilirken bazı bebekler edemez. Bebeğin kalp
atım hızında bir yavaşlama ortaya çıkar. Anne adayının sol
yanına çevrilip oksijen verilmesi ile kalp atım hızı genellikle
normale döner. Daha nadir durumlarda ise bebeğin kalp atımları
düzelmez ve acil sezaryen gerekli olabilir.
Eğer kordon kısa ise bebeğin aşağıya inişine izin vermeyebilir.
Bu gibi durumlarda da bebeğin kalp atım hızında sürekli bir
düşüş izlenir ve sezaryen ile doğurtulması gerekebilir.
Boyunda kordon dolanması anne karnında aniden kaybedilen
bebeklerde zaman zaman rastlanılan bir durum olmakla birlikte
ölüme ne sıklıkta neden olduğu tam anlamıyla gösterilememiştir.
Bununla birlikte ani bebek kaybına yol açabilen kordon
kazalarından biri olarak kabul edilir. Gövdeye dolanan kordon
varlığında ise bebek ölüm oranı %10 civarındadır.

