ÇOCUKLARDA BADEMCİK SORUNLARI

 

 

 

Kimi bademcik enfeksiyonları uzun vadede kalp kapakçığı yetmezliği, böbrek yetmezliği ve eklem romatizması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. KBB Hastalıkları
 

 uzmanları bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumları ve ameliyat yöntemlerini anlatıyor…

Bademcikler vücudumuzda, mikroplarla savaşmamıza yardımcı olan savunma hücrelerini üreten “lenfoid doku” olarak adlandırılan dokunun bir parçasıdır. Boğazın her iki yanında bulunan, ceviz büyüklüğündeki bademcikler, özellikle henüz bağışıklık sisteminin yeterince gelişmediği çocukluk döneminde, ağızdan ve burundan alınan mikroplara karşı “vücudun askerleri” gibi savaş verirler. Boğazımızda aynı görevi üslenen bir başka doku ise geniz etidir. Ancak bazen vücudu hastalıklardan koruma görevini üstlenen bu dokular, çeşitli nedenlerden dolayı kendileri hastalık yaratarak, çocuğun ateşlenmesine ilerleyen zamanlarda daha da ciddi sağlık riskleri ile karşılaşmasına neden olabilirler.

Bademciklerin dışarıdan alınan virüsler ya da bakteriler nedeniyle hastalık kaynağı olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi KBB Hastalıkları Baş ve Boyun Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, “Bademcikler ve geniz eti virüslerin ve bakterilerin yaşaması için son derece uygun ortamlar yaratırlar. Bademcik enfeksiyonlarının yüzde 60-70’i virüslere bağlıdır. Diğerlerinin sebebi bakterilerdir. Virüslere bağlı olarak gelişen bademcik hastalıkları biraz daha hafif seyirlidir. Daha düşük ateş, biraz daha az boğaz ağrısı, daha az kırgınlık yaratırlar. Ayrıca viral enfeksiyonlarda burun akıntısı,burun tıkanıklığı gibi ilave yakınmalarda birlikte görülebilir.Bakteriyel olanlarda bademcik dokusu iyice şişer kızarır, beyaz bir örtü ile kaplanır. Daha fazla akıntı, daha yüksek ateş vardır. Boğazda ve genizde akıntı, buna bağlı öksürük görülür” diyor.

Bademciklerin enfekte olmasından üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan bütün virüslerin sorumlu olduğunu söyleyen Dr. Murat Şirin, bunlar arasında özellikle halk arasında ‘beta mikrobu’ olarak bilinen A grubu beta hemolitik streptokokların daha tehlikeli olduğunun altını çiziyor. “Aslında A grubu beta hemolitik streptokoklarının diğer bakterilerden fazla bir farkı yok. Sonuçta hepsi aynı enfeksiyona yol açıyor. Yüksek ateş, boğaz ağrısı, kırgınlık, yaratıyor” diyen Şirin, “Ancak bu bakterinin özelliği, bu bakterinin hücre duvarına karşı oluşan bir takım hücrelerin kalp kapakçıklarında, böbreklerde ve eklemlerde hasara yol açabilmesi.. Bunun sonucunda da uzun vadede kalp kapakçığı yetmezlikleri, böbrek hasarı ve eklem romatizması gelişebiliyor” diye konuşuyor.

BOĞAZ KÜLTÜRÜ YAPILMALI
Boğaz enfeksiyonu geçiren çocuktan mutlaka boğaz kültürü alınması gerektiğini söyleyen ASM KBB Hastalıkları Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Nesil Keleş, “Konulan teşhis mutlaka ASO testleri ile desteklenmelidir. Gerekli tetkiklerden sonra da mutlaka 10 günlük antibiyotik tedavisi yapılmalıdır. Her beta hemolitik streptokokta kalp, böbrek ve eklem komplikasyonu gelişecek diye bir kural yoktur ama eğer beta hemolitik streptokok enfeksiyonu görüldüyse, çoğu ailenin de yaptığı gibi antibiyotik tedavisi çocuk iyileşti diye 5 günde kesilmemelidir. Çünkü komplikasyon hemen hastalıkla birlikte gelişmez. Kalp, eklem ve böbrek sorunları enfeksiyonu takiben iki üç haftalık bir periyottan sonra ortaya çıkabiliyor. Bunu engellemek için 10 günlük antibiyotik tedavisi ve tedavi bittikten sonra tekrar kontrol ve boğaz kültürü yapılmalıdır” diyor.

HER BADEMCİK HASTA EDER Mİ?
Peki her çocukta bademcik enfeksiyonu görülür mü? Hangi grup çocuk için bademcik hayatı etkileyen bir hastalık haline gelir? Prof. Dr. Nesil Keleş, bu sorunun yanıtını şöyle veriyor:

“Bademcik her çocukta olan bir doku. Bu doku ancak enfekte olduğu zaman sorun çıkarır. Bu bağışıklık sistemi ile ilgili bir durum. Yuva, kreş, okul gibi toplu yerlerde daha fazla bulunan çocuklarda, kalabalık ailelerde yaşayanlarda, bağışıklık sistemi güçsüz olanlarda, alerjik yapılı çocuklarda ve sosyo ekonomik düzeyi daha düşük olanlarda daha sık rastlanır. Özellikle bağışıklık sistemi güçlü olan çocuklarda daha az rahatsızlık verir”

Bademcik ve geniz etinin çocuğun sağlığını tehdit etmeye başladığında alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Keleş, “Halk arasında yanlış olarak, bademcikler alındığında çocuğun mikroplara karşı savunmasız kalacağı düşünülür. Oysa bademcikler ve geniz eti, savunma hücrelerini üreten tek kaynak değildir. Bu hücreleri vücutta, kemik iliği, dalak, karaciğer, boyundaki lenf bezleri de üretirler. Bu nedenle alınmaları sonucunda çocuğun direncinde azalma olmaz” diye konuşuyor.

Uyku apnesi ve tümör şüphesi durumunda bademciklerin mutlaka alınması gerektiğini ifade eden Dr. Murat Şirin, “Ameliyat için kesin olan iki endikasyon; bademciklerin içinde tümör geliştiğini düşündüren durumlar ve ya çocuğun uykusu sırasında solunum duraksamasına, uyku düzeninin bozulmasına neden olacak şekilde bademciklerin iri ve tıkayıcı olmasıdır. Uyku apnesi olarak da bilinen bu hastalık çocukta büyüme gelişme geriliği, diş ve çene yapısında bozukluk, okul başarısında azalma gibi ciddi sonuçlar doğurur. Bunun dışında ki ameliyat endikasyonları rekurren tonsillit dediğimiz tekrarlayan bademcik enfeksiyonları, kronik tonsillit olarak adlandırdığımız 3 aydan uzun süren boğaz ağrısı, ağız kokusu, yutkunma güçlüğü, peritonsiller abse olarak adlandırdığımız bademcik etrafında abse gelişmesi ve günümüzde çok görülmemekle birlikte difteri taşıyıcılığı gibi ameliyat gerektiren diğer belli başlı durumlardır” diyor.

FARKLI AMELİYAT TEKNİKLERİ VAR
Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının dünyada en sık yapılan ameliyatlar olduğunu ancak ameliyat sonrası dönemin kendine has bazı özellikleri olduğunu söyleyen Dr. Murat Şirin, kullanılan ameliyat tekniğine göre kanama, geç iyileşme, şiddetli boğaz ağrısı gibi sıkıntıların yaşanabileceğinin altını çiziyor.

Bademcik ve geniz eti ameliyatlarının, hekimin tercihine göre değişik tekniklerle yapılabileceğini söyleyen ASM KBB Uzmanı Op. Dr. Anıl Güngör ise bu yöntemleri şöyle açıklıyor:

“Bademcik ve geniz eti ameliyatlarında kullanılan ve bizim de ihtisasımız sırasında kullandığımız ilk yöntem keskin diseksiyon ve snare ile bademcikleri, küret ile geniz etini alma yöntemi idi. Bu yöntemde bademcikler bıçakla kılıfının içinden kesilerek alınıyor. ‘Klasik yöntem’ olarak tanımlanan bu yöntemden sonra koterler geldi. Koterlerin monopolar ve bipolar dediğimiz iki türü var. Monopolar koterler iki ayrı uçtan, bipolar koterler tek uçtan elektrik veriyor. Bipoları genellikle damarları kapatmak için kullanıyoruz. Klasik ameliyatlarda da genellikle, bıçakla kesilse bile, kanama riskini düşürmek için koterle yakarak kapatma işlemi uygulanıyor. Bademcik ve geniz eti ameliyatlarında kullandığımız monopolar koterin bir kesici bıçağı, bir de hem aspire edip hem de yakan bir ucu var. Aspire edip yakan uzantıyı geniz etini almakta kullanıyoruz. Geniz etinin içine batırıp elektrik akımı ile bir süre müdahale ettikten sonra geniz eti yumuşayıp sıvı haline geliyor ve aspiratörle çekiliyor. Bademciği de, aslında ucunda keskin bir bıçak olan elektrikli alet kullanarak alıyoruz. Kesmeye başladığınız zaman aynı zamanda o bölgeleri yakmaya başlıyoruz. Böylelikle kestiğiniz yerdeki damarlar açar açmaz neredeyse lehimle kapanmış gibi oluyor kapanıyor ve erken dönem için herhangi bir kanama söz konusu olmuyor. Çocukların kanama riskine bağlı olarak hastanede yatış süreleri azalıyor. Bademcikleri aldıktan sonra da o bölgede kanama olursa, bu hem aspiratörü hem yakma ucu olan koteri kullanarak o bölgedeki kanı çekip damarı kapatabiliyoruz.”

Son yıllarda, hem geniz etini daha iyi alabilmek hem de ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırabilmek için kotere benzeyen, ancak koterden daha iyi tolere edilen yöntemler kullanılmaya başlandığını bildiren Op. Dr. Güngör, “Bunlardan biri mikrodissektör denilen ve özellikle sinüs cerrahisinde kullanılan aletler. Geniz etinin tamamen temizlenmesini kolaylaştıran bu yöntemler ABD’de standart olarak pek çok hekim tarafından kullanılmaya başlandı. Bunun dışında bir de radyofrekans yöntemi kullanılıyor. Koterden ayrılan tarafı frekansının biraz daha farklı olması ve daha küçük bir alanı etkilemesi. Bu sebeple ameliyat sonrasındaki ağrılı iyileşme süreci kotere göre daha kısalıyor. Ancak yaygın kullanımı konusunda tereddütler olduğu için standart olarak kullanılmıyor” diyor.

AMELİYAT SONRASI
Bademcik ameliyatlarında hem klasik yöntemin hem de koter yönteminin kullanıldığını söyleyen Op. Dr. Murat Şirin, her iki yönteminde birbirine karşı bazı avantajları ve dezavantajları olduğunu hatırlatıyor. Dr. Şirin, bademcik ameliyatları sonrasında karşılaşılabilecek sıkıntıları şöyle sıralıyor:

“Ameliyatların çocuklara en çok sıkıntı veren yönü ağrı. Bademcikleri aldığınız zaman dokuların çıktığı boşluklar açık kalıyor. Herhangi bir dikiş koyamıyorsunuz, yanlardan sağlıklı mukoza gelip, o bölgeyi kapatana kadar, 10- 15 gün kadar o bölgede ağrı oluyor ve o bölgeden kanama riski var.Ayrıca kesici koter kullanılarak ameliyat yapıldığında tonsil lojunda ki dokuların yanması nedeniyle ağrı yakınması daha fazla olabiliyor. Bademcik ameliyatlarından sonra yaklaşık bir hafta boyunca kanama riskini artırmamak için yumuşak ve soğuk diyete kesinlikle uyulması gerekiyor.

Bademcik ameliyatları için kesin bir yaş sınırı olmadığını söyleyen Dr. Murat Şirin, “Halk arasında bademcikler 7 yaşından önce alınmaz denir. Ancak böyle bir yaş sınırı yok. Normal şartlarda biz genellikle üç yaş sınırını koyuyoruz ama koşullar gerektirdiği zaman 1,5-2 yaşında bile cerrahi uygulanabiliyor” diyor.

ADIM ADIM BADEMCİK AMELİYATI
• Poliklinikte bademcik ameliyatı tanısı konulan çocuğa ameliyat için gün verilir.
• Çocuk ameliyat günü 8 saat aç, 3 saat susuz olarak hastaneye gelir.
• Ameliyathaneye hafif bir sedasyon işlemi ile alınır. Daha önce anestezist aile ile konuşup onaylarını alır.
• Ameliyathaneye geldiğinde çocuk sırt üstü yatırılır ve önce maske ile sonra da damardan ilaçla genel anestezi verilir. Çocuk ameliyata dair hiçbir şey hatırlamaz.
• Solunum fonksiyonunu ve diğer fonksiyonları cihazlarla sağlanır.
• Sırt üstü yatarken başı geriye doğru atılarak, ağız içinden girilen bir takım ağız açacakları ile çocuğun ağzı boğazı boynu askıya alınır.
• Cerrah ameliyatı gerçekleştirir ve kanama kontrolünü yapar.
• Ameliyat 20-30 dakika sürer. Ameliyat sonrası çocuk odaya çıkarılır ve ilk geceyi hastanede geçirir. Herhangi bir komplikasyon yoksa ertesi gün evine gönderilir. Boğazdaki kanama ve ağrıya karşı, soğuk ve yumuşak diyet verilir.

• 5-10 gün içinde tekrar kontrol için çağırılır. Boğazın düzelme durumuna göre de diyeti normale döndürülür.

HANGİ DURUMDA BADEMCİKLER ALINMALI?
Şişen ve çocuğu hasta eden her bademcik ameliyat edilmeli midir? Ya da çocuğu hasta etmese de bademciğin alınması gereken durumlar var mıdır? “Eskiden neredeyse ağzına bakıp da bademciğini gördüğünüz her çocuğun bademcikleri alınırdı. Ancak şimdi bu ameliyatın risklerinin ve maliyetinin de göz önüne alınması nedeniyle ameliyat gerekçeleri oldukça değişti” diye konuşan Dr. Anıl Güngör bademcik ameliyatının zorunlu olduğu durumları şöyle sıralıyor:

• Çocukta uyku apnesi gelişmesi en önemli ameliyat nedenlerinden biridir. Geniz eti ve bademciğin solunum yolunu tıkayacak kadar büyümesi ve çocuğun uyku sırasında solunum sıkıntısı yaşamasına neden olması, bademcik ve geniz etinin alınmasını gerektirir. Uyku sırasında çocuğun beynine daha az oksijen gittiği için vücutta karbondioksit birikir ve ileri dönemde çocukta diğer organ fonksiyon bozukluklarına, büyüme ve gelişme geriliğine, okul başarısının da olumsuz yönde etkilenmesine neden olur. Ayrıca tıkanma nedeniyle çocuk çok sık uyandığından, büyüme hormonu uykunun belirli fazlarında salgılandığı için çocuk yeterince büyüyemez.

• Streptokokal enfeksiyonlar. Çocuk eğer bir sene içinde üç kereden fazla streptokokal enfeksiyon geçiriyorsa veya arka arkaya iki sene, her sene en az iki kere geçiriyorsa ameliyat edilmelidir. Streptokokol enfeksiyona bağlı olarak kalp, böbrek ve eklem rahatsızlığı gelişme riski çok yüksek olduğundan enfeksiyon riskini azaltmak için ameliyat uyguluyoruz. Yine streptokok olsun olmasın, senede dört beş kere enfeksiyon geçirip her seferinde ateşlenen çocukların da bademciklerin alınmasını öneriyoruz.

• Az bilinen bir endikasyon da, iki bademcik arasında çok büyük boy farkı olmasıdır. Burada da bademciğin bir tanesi çok büyük bir tanesi çok küçük olduğunda, büyük olan bedemciğin içinde lenfoma türü bir hastalığın gelişmiş olmasından korkuluyor. Bu neden biyopsi amaçlı olarak her iki bademciği de alıyoruz.

• Bir diğer endikasyon ise, özellikle radyo-kemoterapi gören çocuklarda, bir bağışıklık sistemi dokusu olan bademciklerde kanser tedavisine bağlı olarak bir takım tümörlerin gelişme riskidir. Bademciklerde büyüme tespit edildiğinde bu riske karşı bademciklerin alınmalıdır

• Bir başka gerekçe doğal enfeksiyon sırasında tıp dilinde “peritonsiller abse” denilen abse gelişimidir. Bu hayatı tehdit eden bir durumdur ve cerrahi olarak müdahale edilmesi gerekir. Bademcikle, boynun yumuşak dokuları arasında absenin birikmesi halidir. Büyük damarlara zarar verebilen bu durum, çok ciddi kafa içi komplikasyonlara sebep olabilir. Bu nedenle peritonsiller abse geliştiğinde kimi doktor ilk olduğu zaman bademciklerin alınmasını, kimi doktor akut dönem geçtikten sonra alınmasını, kimi de ikinci kez bu işin tekrarı halinde bademciklerin alınmasını öneriyor.
 

Kaynak: www.habersaglik.com



 

Hamileportal.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

  Web Stats   Sağlık ve Tıp