ÇOCUKLARDA OBEZİTE
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Sosyal Pediatri Anabilim Dalı uzmanlarınca, “Çocuk ve Obezite” konulu bir rapor hazırlandı. Raporda, “Vücutta aşırı yağ depolanması” anlamına gelen obezitenin, tüm dünyada “salgın” halinde olduğu
belirtilerek, bunun her yaş grubunu ve ülkeyi etkilediği
kaydedildi.
Rapora göre, gelişmekte olan ülkelerde, özellikle şehirlerde
yaşayan çocuklarda obezite alarm verecek şekilde giderek
artıyor. Buna göre, dünyadaki 5-17 yaş grubundaki her 10
çocuktan biri, yani 155 milyon çocuk kilolu. Bunların yüzde
2-3’ü, yani yaklaşık 30-45 milyonunda ise ciddi obezite var.
Ergenlik döneminde kilolu olan çocukların erişkin döneminde de
kilolu ya da obez olma olasılığı yüzde 70... Obezitenin
köklerinin çocukluğa uzandığına işaret edilen rapora göre, bu
oran anne veya babadan biri kilolu ya da obez ise yüzde 80’e
çıkıyor.
“ÜLKENİN EN AKUT HALK SAĞLIĞI SORUNU HALİNE GELECEK”
Rapora göre, çocukların yaşam tarzında bir iyileştirme
yapılmadığı takdirde, obezite yakın gelecekte ülkenin en akut
halk sağlığı sorunu haline gelecek. Obezite; hipertansiyon,
kanda trigliserit ve kolesterol yüksekliğive buna bağlı
kalp-damar hastalıkları, kanda pıhtılaşma eğilimi, enfarktüs ve
felç, şeker hastalığı, safra taşlarına ve bazı kanser türlerine
eğilim ve yatkınlık, nefes alma zorluğu, gece uyku apneleri,
yorgun uyanma, kas-iskelet problemleri, eklem sorunları ve cilt
problemleri gibi sorunlara yol açıyor.
Obezite aynı zamanda, çocuklarda vücut ve benlik imaj ve
algılamalarıyla ilgili bozukluk, sıklıkla tembel, aldırmaz ve
aptal olarak algılanma ve bu çocukların okulda şiddet kurbanı
olarak seçilmesi gibi günlük yaşamda da bazı olumsuzluklara
neden oluyor.

Raporda, “Çocuklarımızın en kısa zamanda bu ‘obesitojenik’
(Yağlı yemenin, ekran karşısında hareketsiz yaşamın, arabadan
inmemenin normal yaşam kabul edildiği) çevreden uzaklaştırılması
gerekiyor” uyarısı dile getirildi.
OBEZİTEDEN KORUNMANIN YOLARI
Raporda, çocukları obeziteden korumak için şu önerilerde
bulunuldu:
Çocuklar yürüme mesafesindeki yerlere arabayla değil,
yürüyerekgötürülmeli,
Günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalarını sağlayacak
ortam ve yaşam biçimi oluşturulmalı,
Sebze-meyve ve kuruyemiş ağırlıklı beslenme seçilmeli,
Saatlerce televizyon ve bilgisayar önünde zaman geçirmesini
önleyecek fiziksel aktivite içeren faaliyetler düşünülmeli,
(Çocuklar okul dışı uyanık kaldıkları zamanın neredeyse yarısını
ekran önünde hareketsiz olarak geçirmekte, çok meşgul
ana-babalar için bu durum onaylanmakta, çoğu da sokakta oynama
yerine evde oturmanın daha güvenli olacağını düşünmekte)
Basit aile yürüyüşleri yapılmalı,
Top, ip, raket gibi fiziksel faaliyet gerektiren oyuncaklar
alınmalı, gerektiğinde çocukla birlikte oyun oynanmalı,
Çocuğun okul spor faaliyetlerine katılımı (futbol, voleybol,
basketbol, yüzme) teşvik edilmeli,
Alışverişte sağlığa yararı çok az, yağ içeriği yüksek besinler
yerine sebze-meyve yoğurt gibi fonksiyonel besinler satın
alınmalı,
Çocuk diyete sokulmamalı, günde 5 kez meyve ve sebze yemesi
önerilmeli, (Bir adet taze meyve, bir avuç meyve kurusu, bir
bardak taze sıkılmış meyve suyu, bir tabak sebze yemeği, bir
tabak salata gibi)
Çocukla birlikte sofraya oturulmalı,
Çocuğun sebze yemeyi reddetmesi halinde, ısrar etmeden ve hiç
biryorum yapılmadan bu önünden kaldırılmalı, ancak sürekli sebze
yemeği sunulmalı,
Ana-babanın yemediği, yemeyi sevmediği hiçbir şeyi çocuğun
yemesibeklenmemeli,
Çocuğun sebzeyi yemesi halinde ödül olarak pasta, tatlı,
çikolata, şekerleme önerilmemeli. Bu çocukta bu tür gıdaların
daha değerli olduğu imajını yaratır.
Çocukla birlikte yemek hazırlanmalı,
Çocuğa yiyecek parası vermek yerine yanına elma, muz gibi bir
meyve konulmalı,
Gofret, şekerleme, bisküvi, çikolata gibi besinler
yasaklanmamalı. Bu, onları daha çekici yapar.
Kaynak: www.ntvmsnbc.com

