DİKKAT DAĞINIKLIĞI
Gereken işe, gerektiği kadar, gerekli süre zarfında
odaklanabilmektir dikkat. Herkes için gereklidir; bazen
dikkatsizliğimiz yüzünden yanlış yola saparız, yemeğin tuzunu
unuturuz, iş yerindeki yazışmaların tarihini geciktiririz
istemeden, sonra da dikkatsizliğimizin cezasını çekmek zorunda
kalırız. Çocuk olmak zaman zaman dikkatsiz, kontrolsüz (aceleci)
davranışları, kıpır kıpır olma halini beraberinde getirse de
dikkat hem akademik hem sosyal becerileri için gereklidir.
Çocuklar büyüdükçe dikkat konsantrasyon süresi ve kalitesi
gelişir. Okul öncesi dönemde 5-10 dakika ile sınırlı olan dikkat
süresi okul dönemindeki çocuklarda 20 dakikaya kadar uzayabilir.
Dikkat konsantrasyonu kesintisiz olan bir süreç değildir.
Hepimizin dikkati belli periyodlarda dağılır, önemli olan
işimize devam etmek için dikkatimizi yeniden toplamayı
başarabilmemizdir.
Dikkat bir çok etkenden etkilenebilir. Öncelikle yorgunluğun
dikkat üzerindeki olumsuz etkisini herkes yaşamıştır. Uykusuz
olduğumuzda ya da uzun saatler süren çalışma saatleri sonrasında
dikkati toplamak daha da zorlaşır.
Günlük hayat olayları dikkat fonksiyonlarımızı etkiler; kafamızı
kurcalayan birden fazla düşünce-problem varsa gerekli olana
odaklanmak, işleri düzene koymak imkansızlaşır. Kafamızın içi
karışıksa çantamızın içi ya da masamızın üzeri de karışıktır.
Dikkat aynı zamanda ruhsal durumuzdan da etkilenir. Dikkat
kelimesinin sözlük tanımı; “Duygularla düşünceyi bir şey
üzerinde toplama, uyanıklık (Türk Dil Kurumu)” bu ilişkiyi
oldukça net bir şekilde anlatır. Üzgün olduğumuzda yaptığımız
işe dikkat etmek zorlaşır hatta içinde bulunduğumuz duygusal
durum ne kadar olumsuzsa dikkat fonksiyonları o kadar
bozulur.Dikkat Eksikliği Hiperakvitive Bozukluğu nedir?
Belirtileri nelerdir?
Son yıllarda okul çağı çocuklarında dikkatsizlik, unutkanlık,
aşırı hareketlilik, düşünmeden hareket etme, kurallar uymakta
zorluk gibi sorun tanımlamaları dikkat çekmektedir.
Eğitimcilerin ve anne-babaların çoğu çocuklarının çok çabuk
sıkıldığından, ödevlerini yapmakta, kitap okumakta, ders
çalışmakta isteksiz olduklarından, çok sık eşya kaybettiğinden,
enerjisinin hiç bitmez gibi olduğundan, kurallara uymakta
zorlandıklarından, televizyon ve bilgisayar karşısında saatler
geçirirken 10 dakikalık ödevin başına oturtamadıklarından zaman
zaman yakınabilmektedirler. Bunlar zamane çocuğunun özellikleri
midir, anne-baba tutumlarının sonucu mudur yoksa çok farklı bir
nedenden kaynaklanıyor olabilir mi?..
Bu olasılıkların hepsi mümkün açıklamalar olabilir. Açıklamanın
hangisi olduğuna göre de çözümler farklılık gösterebilir. Önemli
olan çocuğun davranışlarının altında yatan etkenleri doğru
anlayabilmek, ayrıntıları gözden kaçırmamak, gerektiğinde uzman
kişilerin gözlem ve yorumlarına baş vurabilmektir.Dikkat
fonksiyonların uzun süreli ve yoğun olarak bozulduğu durumlardan
biri dikkat eksiliği ve hiperaktivite bozukluğudur. Genel olarak
yaşıtlarına oranla daha hareketli olmak, bilişsel çaba
gerektiren işlere dikkatini yoğunlaştırmada zorlanmak,
acelecilik,olayların sonunu düşünmeden hareket etmek belirtileri
ile tanımlanabilir.
Uzmanlar Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu yaşam
boyu devam eden sosyal, duygusal ve iş hayatı üzerinde olumsuz
etkileri olan bir bozukluk olarak tanımlamaktadırlar.Çocukluk
döneminin özellikleri göz önüne alındığında bu sorun tanımına
dikkatle ve profesyonel bakışla yaklaşmak gerekir. Çünkü
çocuklar doğaları gereği hareketlidir, sabırsızdır, dikkatsizdir
ve sakardırlar. Bu noktada önemli olan tüm bu ve benzeri
davranış tanımlamaların bir soruna işaret edip etmediğini
araştırmaktır. Soruna işaret eden en önemli etken ise bu
davranışların çocuğun günlük hayat kalitesini, arkadaşları ile
uyumunu ve okul başarısını ne yönde etkilediğini gözlemlemektir.
Eğer bu belirtilerin hepsi ya da bir kaçının var olduğu durumda
çocuğun sosyal ve akademik uyumu olumsuz olarak etkileniyorsa o
zaman anne-babanın, öğretmen ve rehberlik servindeki uzmanların
harekete geçmesi önemlidir.Çocuklarda dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğunun fark edilmesi ve tanınması daha çok
okul dönemi ile ortaya çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni
DEHB’nin büyük ölçüde okul ortamında sosyal uyum ve akademik
başarı için gerekli olan alanları etkilemesidir. ev ortamında
anne-baba çocuğun hareketlilik, acelecilik, dikkatsizlik gibi
özelliklerini fark etse bile bu her zaman büyük bir sorun
yaratmaya bilir. Ancak sosyal ortamlar, kural ve sınırlamaların
olduğu durumlar, yeni bilgi ve becerilerin öğrenilmesi gereken
durumlar DEHB olan çocukların sıkıntı yaşamasına neden olabilir.
Evde 5 dakikada bir masasından kalkmasından anne-baba rahatsız
olsa bile müdahale etmeye gerek duymayabilir ancak sınıf
ortamında bu davranış hem çocuğun öğrenmesini hem sınıf düzenini
etkileyeceği için çocuğun öğretmen ve arkadaşları ile sorun
yaşamasına neden olacaktır. Bu nedenle dikkat ve hareketlilik
ile ilgili sorunlar bu çocukları okula başlamasıyla daha dikkat
çekici daha da önemlisi çocuğun hayatının olumsuz olarak
etkileyecek hale gelmektedir.DEHB her ne kadar çocukluk
döneminde tanınsa da sadece bu döneme ait bir sorun tanımı
değildir. Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik
(düşünmeden, ani hareket etme) bireyin tüm hayatını etkileyen
sorunlara neden olabilmektedir. DEHB bozukluğuna ait Amerikan
psikiyatri Birliği tarafından belirlenmiş olan belirtiler
aşağıda bilgi vermek amaçlı olarak sıralanmıştır. Bu belirtiler
anne-babalara, öğretmenlere gözlemlerinde yol gösterebilir.
Ancak çocuğun yaşadığı sorun ile ilgili doğru ve etkili
tanımlamanın bir uzman tarafından yapılması gerekmektedir.
Dikkat eksikliği belirtileri
1) Ayrıntılara dikkat etmekte zorluk ya da okul, iş ve diğer
etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapma
2) Dikkat gerektiren görevler ya da işlerde dikkati sürdürme
güçlüğü
3) Birisiyle yüz yüze konuşurken dinlemede güçlük çekme
4) Okul ödevlerini ya da işyerinde verilen görevleri bitirmekte
zorlanma, verilen yönergeleri izlemekte zorluk çekme(
yönergeleri anlama güçlüğüne ya da inatlaşmaya bağlı değildir.)
5) Görevleri ve etkinlikleri düzenleme/ organize etme güçlüğü
6) Uzun zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma, bu işlerden
hoşlanmama ya da bu işlere karşı isteksizlik
7) Görev ve etkinlikler için gereken eşyaları kaybetme (
örneğin: oyuncak, okul ödevleri, kalem, kitap ya da araç gereç)
8) Dikkatin kolayca dağılması
9) Günlük etkinliklerde unutkanlık
Aşırı hareketlilik ( hiperaktivite) belirtileri
1) El ve ayakların kıpır kıpır olması, oturduğu yerde duramama
2) Oturulması gereken durumlarda yerinden kalkma
3) Koşuşturup durma ya da huzursuzluk hissi
4) Boş zaman faaliyetlerini sessizce yapmakta güçlük
5) Sürekli hareket halinde olma ya da sanki motor takılıymış
gibi hareket etme
6) Çok konuşma
Dürtüsellik
1) Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme
2) Sıra beklemekte zorluk çekme
3) Başkalarının işine karışma ya da konuşmalarını bölme
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) nedenleri
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun ortaya çıkmasında
etken olan nedenler araştırıldığında bir tek nedenden çok birden
fazla etkenin rol aldığı belirtilmektedir. DEHB üzerine yapılan
ayrıntılı araştırmalarda beyinde dikkat ve dürtü kontrolünü
sağlayan bölümlerdeki aktivite düzeyinde farklılıklar olduğu
belirtilmektedir. Bunun yanı sıra DEHB’nin kalıtımsal bir
özelliğe sahip olduğu da elde edilen önemli veriler arasındadır.
Ancak beyindeki bu farklı çalışmaya tam olarak nelerin neden
olduğu ile ilgili kesin sonuçlara henüz ulaşılamamıştır. Bununla
birlikte bazı çevresel etkenlerin DEHB riskini arttırdı da
araştırma sonuçları arasındadır. Özellikle beynin gelişiminde
çok önemli bir devre olan hamilelik döneminde annenin sigara-
alkol kullanımı diğer pek hastalık riski ile birlikte DEHB
riskini de arttırmaktadır. Bunun yanı sıra erken doğum, doğumda
karşılaşılan komplikasyonlar, doğum sonrasında yaşanan ciddi
sorunlar DEHB görülme olasılığı arttırabilmektedir. Çevresel
etkenler birebir DEHB’ye neden olarak görülmemekte ancak var
olan bozukluğun ortaya çıkma ve şiddetini arttırma olasılığını
yükselttikleri bilinmektedir.
DEHB ile baş etmek için neler yapılır?
DEHB doğru tanımladığı ve uygun yaklaşımlarla müdahale
edildiğinde olumlu gelişmelerin ortaya çıktığı bir bozukluktur.
Bunun için öncellik çocuğun yaşadığı sorun alanlarının doğru
şekilde tanımlanması önemlidir. Anne-babanın gözlemleri,
öğretmenlerin ve rehberli servisinin tespitleri çocuğun uygun
şekilde yardım alabilmesi için gereklidir. Dikkat ve aşırı
hareketlilik ile ilgili sıkıntılar yaşadığından
şüphelenildiğinde konunun uzmanı olan bir çocuk psikiyatristine
başvurmak ilk adımdır.
Gerekli olan tanı ve değerlendirmeler psikiyatristin
yönlendirilmesi ile tamamlanacaktır. Bundan sonraki adım ise
yaşanılan sorunlar ile baş etmek için uygun olan tedavinin
programlanmasıdır. DEHB tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmış
tedavi yöntemlerinden biri ilaç tedavisidir. Bu konu hakkındaki
en doğru ve gerekli bilgileri çocuk psikiyatri uzmanlarından
edinmek önemlidir. İlaç tedavisinin yanı sıra çocuğun zorlandığı
beceri alanlarının geliştirilmesi için bireysel ya da grup
çalışmaları ile yapılan psiko –eğitsel terapilerin etkili olduğu
görülmektedir. Psiko-eğitsel terapilerin amacı çocuğun sorun
yaşadığı alanları tespit etmek daha sonra uygun müdahale
yöntemleri kullanarak becerilerin gelişmesini sağlamaktır.
Örneğin masa başında dikkatini uzun süre yoğunlaştırmakta
zorlanan bir çocukla yapılan süreli dikkat çalışmaları ile bu
sürenin artması hedeflemektedir.
DEHB tanısı ile karşılaştığında anne-babanın bu konu ile ilgili
bilgi edinmesi oldukça önemlidir. Çünkü hem çocuğun tedavisinin
etkinliği için hem de ev ortamında anne-baba-çocuk arasındaki
iletişimin korunması ve geliştirilmesi için anne-babanın ne ile
karşı karşıya oldukları hakkında bilgi sahibi olması
gereklidir.Dikkat eksikliği söz konusu olduğunda şunu unutmamak
gereki aslında dikkat oradadır sadece sıkıcı ve rutin bir işe
tutarlı olarak odaklanmak ile ilgili sorun yaşanmaktadır. İlgi
ve motivasyonu arttırmak dikkatin toparlanmasında etkili
olacaktır. Örneğin çocuğun ilgisini çeken bir konu hakkında
okuması ya da yazı yazması sıkıcı bir konu hakkında yazmasından
daha kolay olacaktır. Ödüller ve davranış sonuçları doğru
şekilde kullanıldığında becerilerin gelişmesine yardımcı
olacaktır. Bilgisayar ve televizyon çocuklar için genellikle işe
yarıyan pekiştiricilerdir.Önce televziyon izlerse ödeve oturmak
daha zor olacaktır ama ödevini bitirip televziyon izlemeye yada
bilgisayar oynamaya hak kazanmak daha verimli sonuçlar
verebilir.
Dikkat birebir ilişkide daha az dağılır, gerektiğinde ders
konusunda aile üyelerinin yardımı işe yarayabilir. Tabi ki
çatışma ortamına neden olmadıkça.
DEHB söz konusu olduğunda çoğu zaman eşlik eden başka sorunlar
ortaya çıkabilir. Örneğin öğrenme problemleri ,davranış
sorunları ya da duygusal sorunlar (kaygı- depresyon).
Eğitimcilerin ve anne-babaların bu konudaki gözlemleri oldukça
önemlidir. Eşlik eden sorunlar varsa bu durum değerlendirilmeli,
uygun şekilde tedavi planı yapılmalıdır.Okul-aile-uzman
işbirliği DEHB tedavisinde olmazsa olmazlardandır. Çocuğun
gelişimi için ekip çalışması yapmak, çocuğun becerilerini tüm bu
ortamlarda desteklemek tedavinin etkinliğini artıracaktır.
DEHB özellikle davranış alanında neden olduğu sorunlar nedeniyle
anne-baba- çocuk arasındaki ilişkide çatışmaların artmasına
neden olabilir. Anne-baba istemeden baskıcı, eleştirel tepkiler
verebilirler, bu tip davranışlar ise çocuğun olumsuz
davranışlarının artmasına neden olabilir. Anne-babanın temel
kurallar konusunda net ve tutarlı olması, genel olarak çocuğun
olumlu davranışlarını geliştirme üzerine odaklanmaları
çatışmaların azalmasında etkili olabilir.DEHB uzman yardımı
alındığında olumlu gelişmelerin kaydedilebildiği, çocuğun ve
ailenin hayat kalitesinin gelişmesinin mümkün olduğu, tedavi
edilebilen bir sorundur.

