DOĞUM KONTROLÜ UYGULANMASI GEREKEN DURUMLAR
a. Evlilik süresi. Yeni evliler, genellikle evliliklerinin ilk çağlarını fazla sorumluluktan uzak ve serbest yaşamasını, yeni evliliğin gerektirdiği yeni düzen kurma
zorunluluklarını yerine getirmekle geçirmek eğilimlerini
gösterirler. Birçok genç, evlilikten birkaç hafta veya birkaç ay
sonra gelecek bir hamileliğin kendilerine fazla ekonomik ve
sosyal yükler getireceğine inanırlar. Aslında evliliğin ilk
yılının bu evliliğin başarılı olup olmayacağına dair bir
gösterge olacağı iddiası yabana atılamaz. Çocuk olmayan bir
evliliğin bozulması, kuşkusuz ki çocuk olan bir evliliğin
bozulmasından çok daha az zararlı olur.
b. Yaş. Yirmi yaşlarının başlarında olan genç çiftlerin
doğum kontrolü istemesi veya daha olgun yaşta evlenmiş olanlar
kadar çabuk doğum istememeleri normal kabul edilmelidir. Daha
olgun çiftler, özellikle otuz yaşlarında olan kadınların,
evlendikten hemen sonra çocuk istemelerinin çeşitli nedenleri
olabilir. İstatistikler göstermiştir ki otuz yaşından sonra
doğum yapmış olan kadınlar arasında daha gençlere oranla çok
daha büyük doğum aksaklıkları görülmüştür. Ayrıca daha olgun bir
erkek de çocuğunun gelişmesini görmek zevkini tadabilmek için
erken doğum isteyebilir.
c. Çiftin aklî ve fizikî sağlık durumu. Bir kadın
evlendiği zaman sağlık durumu iyi değilse çocuk doğurmayı daha
sağlıklı bir şekilde yapabileceği zamana kadar ertelemeyi ve
bunun için de doğum kontrolüne başvurmayı isteyebilir. Yine
sağlığı iyi durumda olmayan bir erkek de çocuğun küçük yaşta
babasız kalabileceği kuşkusuyla eşinden doğum yapmamasını
isteyebilir. Eğer anne veya baba olacaklardan biri aklî bir
hastalıktan rahatsız ise, bu hastalık tam anlamıyla tedavi
edilinceye kadar doğum yapmaktan kaçınılması yerinde bir hareket
olur. Duygusal bakımdan dengesiz veya akıl sağlığı yerinde
olmayan bir kişi yeni doğacak çocuk için yetersiz nitelikte bir
ebeveyn olacaktır.
d. Ailede fert sayısı. Evli bir çiftin istedikleri sayıda
çocukları varsa, doğum kontrolüne başvurmaları çok normaldir.
Bazı çiftler yeni çocuk isteseler bile doğumlara ara vermek
gereğini duyabilirler. Bu gibilerin de periyodik doğum
kontrolüne başvurdukları görülmektedir.
e. Önceden yapılmış olan sezaryen ameliyatları. Genel bir
kaide olarak üç veya dört sezaryen yoluyla doğum yapmış olanlar
kadınlar bu ameliyatlardan sonra doğum kontrolüne başvurmaları
ya da gebeliği önlemek için gerekli tedbirler almaları
gerekecektir.
f. Kalıtımsal hastalıklar. Kromozomlar ve cinsel organlar
yoluyla nesilden nesle gelen birçok rahatsızlıklar mevcuttur.
Ki, bu hastalıklardan en çok bilineni hemofildir. Hemofil, irsi
şekilde süregelen bir deformasyon olduğu için, soylarında böyle
bir durum olmayan ailelerin çocuklarının bu durumla karşılaşmama
şansları çok büyüktür. Eğer ki doktor bir evli çifte
çocuklarının sakat veya deforme doğma olanaklarının büyük
olduğunu açıklarsa, bu çift doğum kontrolüne başvurabilir.
Yalnız şurası göz önünde bulundurulmalıdır ki irsi sakatlıklar
olan bir ailede bir deforme çocuk doğduktan sonra, ondan sonra
doğacak çocuğun sapasağlam doğma Şansı çok büyüktür. Çünkü irsi
hastalıklar ve anormal doğumlar kaybolmak eğilimindedir ve
günümüzde çok az sayıda kendilerini göstermektedirler.
g. Malî durum. Doğum kontrolüne başvurma nedenlerin
genellikle başında yeni bir çocuğun bakımının aileye fazla malî
bir yük getireceğidir. Dar gelirli ailelerde bu durum inkar
edilemez bir gerçektir.

