DOĞUM ÖNCESİ HAZIRLIKLAR
Son yıllarda, tıptaki mucizevi gelişmelerin yanı sıra doğuma hazırlık eğitimindeki gelişmelerde kadınların doğum ile ilgili korkularını azaltmaktadır. Ne var ki bu eğitim
ve hazırlıklar da
kusursuz doğum şeklinde bir efsane yaratarak ana babaların bu
ideale ulaşma konusunda baskı altında hissetmelerine yol açmadı
değil.Çiftler doğum sanki bitirme sınavıymış gibi kendilerini
hazırlamaya çalıştılar. Neyse ki doğum eğitimcilerinin çoğu bu
konuda bilinçli davranarak her şeyin mükemmel olması diye bir
şey olmadığını,tek amacın sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir
bebek olduğunu kavramış durumdalar. Ve ana babalara hangi
şartlarda olursa olsun bunun bir sınav olmadığını ve her
durumda, heyecandan yapacağınız her şeyi unutsanız bile, doğumun
sonucunun değişmeyeceğini ve başarılı olacaklarını anlatıyorlar.
Unutmayın ki kadınlar bu işi yüzyıllardır başarı ile
yapıyorlar.Bazı kadınlar doğum sırasında olayları önceden
kafalarında tasarlayıp erkenden endişeye kapılabilirler.Şu an
yani doğumdan önce size bağırmak, istemeden idrar kesenizi yada
bağırsaklarınızı boşaltmak utanç verici görünüyor olabilir. Ne
var ki doğum sırasında utanmak aklınıza gelmeyecektir. Ayrıca
doğum sırasında yapabileceğiniz yada söyleyebileceğiniz hiçbir
şey doğumu yaptıran kişileri iğrendirmeyecek yada
şaşırtmayacaktır, çünkü zaten bunları defalarca görmüş yada
duymuş olacaklardır.Önemli olan kendiniz olmanız ve nasıl rahat
ediyorsanız öyle davranmanızdır.
DOĞUM SANCILARI "SANCILARDAN KORKUYOR MUSUNUZ?"
Hemen her kadın çocuğunun doğumunu dört gözle bekler, ama pek
azı doğum sancısı çekmeye heveslidir. Özellikle yaşamında önemli
biracı çekmemiş olanlar için bilinmeyen bu durumdan duyulan
korku çok gerçek ve çok da normaldir. Ne yazık ki bu korku
sıklıkla anneler, teyzeler ve arkadaşların anlattıkları dehşet
öyküleriyle iyice beslenir.Sancıdan korkmak anlamsızdır,
yaşayacağınız sancı beklediğinizden çok daha kötü veya çok daha
hafif olabilir. Ancak sancıya hazırlıklı olma konusunda çok şey
söylenebilir.Doğumun coşku veren eşsiz bir deneyim olacağı
beklentisinde ki kadınlar sonuçta sancı ile karşılaştıklarında
düş kırıklığı yaşarlar. Sancı onlar için beklenmedik bir şey
olduğu için de bununla başa çıkmakta zorlanırlar.Genelde, hem
sancıdan en çok korkan kadınlar, hem de sancılanmayacağını
sananlar daha güç bir doğum yaşarlar.Hem zihninizi hem de
bedeninizi doğum olayına hazırlarsanız,bu gerginliğinizi
azaltabilir ve doğum zamanı geldiğinde de sancıya daha rahat bir
biçimde katlanabilirsiniz.
Bu konuda size bazı önerilerimiz var:
Eğitim alın: Eski kuşak kadınların doğumu katlanılmaz
bulmalarının bir nedenide bedenlerinde neler olup bittiğinden
habersiz olmalarıydı. Mümkünse eşinizle birlikte doğuma hazırlık
kurslarına gidin yada mümkün olduğunca çok şey okuyun.
Harakete geçin: Uygun bedensel antremanları yapmadan bir
maratona girmeyi aklınızdan geçirmezsiniz.Doğumada antremansız
girmemelisiniz. Doktorunuzun yada eğitimcinizin önerdiği soluk
alıp verme ve rahatlama egzersizlerini dikkatle uygulamalısınız,
bunlar doğum sırasında çok işinize yarayacaklar.
Sancıya doğru açıdan bakın: Doğum sancısı ne kadar şiddetli
olursa olsun, bu konuda en az iki şey söylenebilir. İlki bir
zaman sınırı vardır. O sırada buna inanmasanız bile sonsuza
kadar doğum odasında kalmayacaksınız.İlk çocukta doğum süresi
ortalama 12-14 saattir ve bu saatlerin yalnızca birkaçı çok
rahatsız geçecektir.İkincisi,kesin olarak olumlu bir amaca
hizmet eden bir sancıdır.Kasılmalar ve sancılar giderek rahim
ağzını inceltir ve açar,her kasılma bebeğinizin doğumunu
yakınlaştırır. Olaya bu açıdan bakmaya kendinizi alıştırın.Tek
başınıza olmayın: Doğum sırasında eşinizin elini tutmak
istemiyorsanız bile, onun yada bir arkadaşınızın terinizi
silmesi, kasılmalar sırasında antrenörlük yapması ve
yakınlarınızda olması sizi rahatlatacaktır.
Doğuma başlamak için rahim kasıldığında, sancılarda başlar.Hatta
düzenlilikleriyle birlikte kasılmaların sancılı özelliği doğumun
başladığının işaretidir. Sancılar üzerine bilinmesi gereken iki
önemli nokta vardır.
Birinci nokta: Doğum sancısı vardır ancak bu son derece değişken
bir ağrıdır.Bazı kadınlar çok acı çekerken, bazıları hiç acı
çekmeden ve ağrıkesiciye gereksinim duymadan çocuklarını dünyaya
getirirler. Bu iki uç arasında dayanılır düzeyde acı çeken
kadınlar vardır.Dolayısıyla sancı değişkendir. Daha az yada daha
çok sinirli, yorgun ve hassas olmasına göre kadınlar
kasılmaların neden olduğu sancıyı daha az yada daha çok
hissedebilirler. Sancının kadınlar için bu değişkenliği bazı
unsurlar ile açıklanabilir.Bazı ailelerde hava dingindir,
doğumdan doğallıkla geçecek bir olay gibi sözedilir. Sonuçta bu
ailelerde kadınlar doğuma daha gevşek girerler. Bu birçok kadın
doğumcunun ve ebenin yaptığı bir tespittir. Bazı aileler ise
olayı o kadar olağan dışı bir şeymiş gibi algılar ve büyütürler
ki kadın doğuma son derece gergin ve stresli girer. Doğal olarak
da en çok acıyı bu kadınlar çekerler.Bu sancı ister çok şiddetli
ister dayanılır olsun, bunu nasıl azaltmalı hatta ortadan
kaldırmalı?Bu soruya iki yanıt verilebilir.Birincisi ilaçlar
yolu ile olan ağrı kesici tedavidir.İkinci yol ise doğuma acı
çekmemek için hazırlanmaktan ibarettir.
Neden bazı kadınlar hiç acı çekmeden doğum olayını
gerçekleştirirler?En az acı çeken kadınlar en gevşek olan
kadınlardır.Eğer kadın gevşekse bu da korkmamasındandır.Kadın
acı çeker çünkü korkuyordur, korkar çünkü doğumun acı veren bir
sınav olduğunu hep duymuştur,yine cahil olduğu için korkar;
dokuz ay boyunca bebeğin içinde nasıl yaşadığını hiç
bilmez,nihayet ne kadar çok korkarsa okadar sinirli olur. Korku
kaslarda bir gerilim yaratır. Çocuğun doğması için gevşek olması
gereken kaslar gerilmiştir.Bu da sancıya neden olur, çünkü rahim
çocuğu dışarı itmekte zorlanıyordur.Sancıyı yenmek için, korkuyu
yenmek gerek. Bu nasıl olacak?Kadına içinde olup bitenleri
anlatarak, bebek nasıl yaşıyor, nasıl doğacak açıklayarak.Kadına
kaslarını, sinirlerini ve ruhunu gevşetmeyi öğreterek.Kadını
doğuma hazırlayacak nefes ve vücut alıştırmalarını öğreterek.
Birçok doktorun katıldığı bir düşüncede şudur:Kadın acı çekiyor
çünkü öncelikle konuşma diliyle sancıya
koşullandırılıyor.Genelde “ilk kasılmaları hissettiğinizde”
denmiyor, ”ilk sancıları hissettiğinizde” deniyor. Böylece şu
iki sözcük arasında bir ortaklık oluşturuluyor:Kasılma ve sancı.
Sancısız doğum tüm bu gerçeklerden yola çıkarak bulunan,
kadınlara doğuma hazırlanabileceklerini anlatan, doğumun
havasını değiştiren, doğumu yönetmenin öğrenilebileceğini
gösteren,vücuda yararlı refleksler kazandırarak, oyuna katılacak
kas ve sinirleri eğiten bir devrimdir. Bu başlangıçta sancısız
doğum diye adlandırılırken, bugün adı doğuma hazırlanmadır.Ve
artık birçok doktor bunu önermektedir.


