DOĞUM SONRASI BESLENME
Gebelik dönemi, insan yaşamında beslenmenin en önemli olduğu devrelerden biridir. Bu dönemdeki beslenme şeklinin, annenin ve bebeğin sağlığını ne kadar etkilediği
tartışılmaz. Gebelik döneminde beslenme ne kadar önemli ise doğum sonrası dönem olan, emziklilik döneminde de gerek anne gerek bebek için yeterli ve dengeli beslenme bir o kadar önemlidir.
Doğum sonrası beslenme şekli annenin sezaryen veya normal doğum
yapmasına göre değişmektedir. Eğer anne normal doğum ile
bebeğini dünyaya getirdiyse, doğum sonrası özel bir diyete
alınmaz, ancak her emziren anneye olduğu gibi bol sıvı gıda
tüketimi önerilir. Eğer anne bebeğini sezaryen denilen ameliyat
ile dünyaya getirdiyse, anneye diyetisyen kontrolünde özel bir
beslenme programı uygulanması gerekmektedir. Bu programda, anne
ilk gün sadece sıvı gıdalar ile beslenir. Daha sonra annenin gaz
ve gaita çıkarmasına göre yumuşak gıdalara veya normal
beslenmeye geçilir. Bu geçiş dönemi ortalama 2-4 gün arasında
değişmektedir.
Doğum sonrası emziren kadınların en büyük sorunu da, gebelik
döneminde alınan fazla kilolar... Emziren kadınların en büyük
arzusu hem gebelik döneminde aldıkları
fazla kiloları
verebilmek, hem de diyet ile meydana gelebilecek sütünün miktar
ve kalitesinin azalmasını engellemektir. İşte doğum sonrası hem
emzirirken sütün miktarını ve kalitesini düşürmeyecek hem de
kilo vermeyi destekleyecek önerilerden birkaçı;
En ideal kilo verme zamanının emzirme dönemi olduğunu biliyor
muydunuz? Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı
dediğimiz vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha
fazladır. O nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme
programı ile hem kilo vermiş oluruz hem de bebeğimizi daha
kaliteli süt ile beslemiş oluruz.
Emziren annelerin yaptığı en büyük hatalardan biri de sütün
kalitesini veya miktarını artırmak için gereğinden fazla yemek
yemesidir. "Emziriyorum, sütüm artsın..." diye daha fazla pilav,
daha fazla tatlı gıda tüketilmektedir. Unutmamak gerekir ki,
anne sütünün miktarı tüketilen pilava, makarnaya, böreğe değil
sıvı gıdalara bağlıdır. Anne, günde ortalama 3 litre sıvı gıda
tüketmelidir. Süt, su, ıhlamur, bitki çayları, meyve suyu, az
şekerli kompostolar tercih edilmesi gereken sıvı gıdalardır.
Anne bu dönemde diyetisyen tarafından hazırlanmış özel bir diyet
programı ile kontrollü bir şekilde kilo verebilir. Anne bu
dönemde uyguladığı sağlıklı bir program ile rahatlıkla diyet
yapabilir.
Anne sütünün miktarını ve kalitesini artıran en önemli besin
maddesi hiç şüphesiz süttür. Annenin yeterli ve dengeli
beslenmesine ilave olarak günde en az 3-4 su bardağı daha süt
içmesi gerekir. Ayrıca gerek kabızlığa iyi gelen gerekse de sıvı
gıda tüketimi açısından önemli olan üzüm, erik, kayısı
kompostoları da tercih edilebilir.
Annenin bu dönemde dikkat etmesi gereken bir diğer önemli konu
da artan protein ve demir ihtiyacının karşılanmasıdır. Bu
nedenle anne her gün bir adet kayısı kıvamında haşlanmış yumurta
yemelidir. Peynir, yoğurt gibi süt ürünleri tüketimine de dikkat
etmelidir.
Yiyeceklerle beraber alınan demirin vücutta kullanılmasını
önemli ölçüde engelleyen çay tüketimi ise mümkün olduğu kadar az
olmalıdır. Özellikle demir yönünden zengin yumurta yenildiğinde
kesinlikle çay içilmemesi gerekir. Çay yerine C vitamininden
zengin taze sıkılmış meyve suları, demirin vücutta daha çok
kullanılmasını sağlaması nedeniyle tercih edilmelidir.
Anne, bu dönemde hamur işi, tatlı, börek, çörek, pilav, makarna,
ekmek gibi kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak durmalı, sebze ve
meyve ağırlıklı bir beslenme programı izlemelidir.
Annenin her dönemde olduğu gibi emziklilik döneminde de tuz
tüketimine dikkat etmesi gerekir. Aşırı tuz tüketmekten
kaçınılmalıdır.

