HAMİLELİKTE ASTIM
Bebeğin sağlıklı doğması, anne adayının sağlığına bağlı…Hamilelik döneminde en sık karşılaşılan akciğer hastalığının astım ve alerjik sorunlar olduğu belirtiliyor.
Araştırma sonuçlarına göre hamilelerin, yaklaşık üçte birinde
astım ve alerjiyle ilgili problemler artış gösteriyor, üçte
birinde değişmiyor, üçte birinde ise iyileşiyor. Bu nedenle anne
ve çocuk sağlığı açısından hamile kalmadan önce yaptırılacak
testler büyük önem taşıyor.
Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Umur Çolgar, astım ve alerjik problemi olan kadınların
hamilelik öncesinde gerekli alerji testlerinin yapılmasının şart
olduğunu söylüyor: "Böylece hastanın duyarlı olduğu alerjenlere
karşı duyarsızlaşma yapılarak hamilelik sırasında oluşabilecek
krizlere karşı önlem alınabilir. Bu işlem hamilelik sırasında da
yapılabilir. Ancak aşırı bir reaksiyon oluştuğu taktirde bu
bebeğe de zarar verebilir. O nedenle hamilelik öncesinde
yapılmasında ve bununla ilgili kayıtların iyi tutulmasında fayda
vardır."
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı
Hamilelik döneminde güvenilirliği kanıtlanmamış hiçbir ilacın
kullanılması önerilmiyor. Hamilelik döneminde astım ve alerji
açısından en sık beta-mimetik ve steroidlerin aerosol
formlarının kullanıldığını belirten Prof. Dr. Umur Çolgar, "Beta
mimetikler anne kalbinin düzensiz çalışmasına neden olabilir.
Steroidler annede oral pamukçuk yapabilir. Her iki grup ilacın
da bebek üzerinde belirgin bir anomaliye yol açtığı
gösterilememiştir. Steroidlerin hayvan deneylerinde fetusta
yarık damağa yol açabileceği saptanmış. Ancak insan fetuslarında
ise bir sorun oluşturmuyor. Hamilelikte kullanılacak diğer astım
ilaçları antikolinerjikler ve tefilindir" diye ekliyor.

Kalıtım faktörü
Birçok hastalıkta olduğu gibi astım ve alerjide de kalıtım
faktörünün rolü olduğu biliniyor. Astım ve alerji hastası hamile
kadınların çocuğuna da aynı hastalıkların geçme ihtimali
bulunuyor. Prof. Dr. Umur Çolgar hamilelik sırasında bunu
engellemek için henüz yapılacak bir şey olmadığını belirterek,
"Ancak, bir anne babanın alerji öyküsü bilinirse ve göbek
kordonunda Ig E miktarı saptanırsa dış alerjik etkenlere karşı
önlem alınabilir" diyor.
Alınabilecek önlemler
Pek çok hastalığın nedenleri arasında olduğu bilinen sigara
içilmesi, genetik bir özellik olmadığı için anne karnındaki
bebeğin alerji hastası olmasına yol açmıyor. Ancak, anne
adaylarının gebelik döneminde yoğun sigara içmeleri düşük
riskini artırıyor.
Hamile kadınların hem kendileri hem de doğacak çocukları için
alabileceği birçok önlem bulunuyor. Evde özellikle çocukların
odasında toz ve küf bulunmaması gerektiğini belirten Prof. Dr.
Umur Çolgar, önlemleri şöyle sıralıyor:
"Kürklü hayvan, hava da oluşturacağı parazitler de alerjik etki
yapabilir. Halı, yün ve deri giysiler, klima alerjiye ortam
hazırlayabilir. Ayrıca, solunumu olumsuz etkilediği için, evde
sigara içilmemeli ve virüs hastalıklarına karşı önlem
alınmalıdır."
Prof. Dr. Çolgar, her anne adayının kendi özelliklerini bilerek
davranmasının önemine değinerek; "Anne adaylarının, daha önce
yaptırdıkları duyarlılık testleri ya da kendi deneyimleriyle
belirledikleri alerjen besinlerden uzak durmaları isabetli olur.
Bebek doğduktan sonra, alerjik bünyeli anne, emzirme sırasında,
yumurta, süt ve fıstık gibi majör alerjenlerle beslenmemelidir.
Bebeğe katı gıdalar en erken 6 aylıkken verilmelidir" diyor.

