HAMİLELİKTE İLERİ ANNE YAŞI
Annelik her kadının tatmak istediği bir duygu. Fakat yoğun iş hayatı ve kadınların sorumluluklarının hızlı artışı ileri yaşta anne olmayı beraberinde getiriyor. Ancak ileri
yaşlarda anne
olmanın bazı dezavantajları olduğunu unutmamak gerekiyor.
Birçok kadın ileri yaşlarda anne olmayı tercih ediyor. Özellikle
çalışan kadınlar arasında ileri yaşta anne olmak giderek
yaygınlaşıyor. Ancak yaş ilerledikçe risklerin arttığı da
bilinen bir gerçek. Zaten riskli gebelik dendiğinde ilk akla
gelen risk faktörlerinden birisi ileri yaş. Bu hamileliklerde
Down Sendromu (Mongolizm) başta olmak üzere bazı kromozomal
bozuklukların görülme sıklığında önemli artışlar gözleniyor. Öte
yandan artan yaş ile birlikte anne adayında hipertansiyon, şeker
hastalıkları gibi sistemik hastalıkların görülme sıklığında da
bir artış var. İşte bu nedenlerden dolayı ileri yaş gebelikleri
yüksek riskli gebelikler olarak kabul ediliyor. Acıbadem
Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Sorumlusu Doç. Dr.
Tolga Ergin ”Anne olmak için 20 ile 35 yaşlar arası en uygun
dönem gibi görünmektedir. Gebeliğinde 35 yaş ve üstünde olan
anne adayları, ileri anne yaşı grubuna girmektedirler.” diyor.
Anneyi bekleyen riskler
Bilim alanında yaşanan gelişmeler sonucu yardımcı üreme
teknikleri ile hamile kalan kadın sayısında büyük bir artış var.
Yıllarca hamile kalamamış pek çok kadın bu yolla hamile kalmanın
mutluluğunu yaşıyor. Bunun doğal sonucu olarak ileri yaş
gebelikleri daha çok görülüyor. Öte yandan kadınların sosyal ve
iş yaşantısında giderek artan rollerinin evlenme ve anne olma
yaşını ilerilere çektiği bir gerçek. İşte bu açıdan her geçen
yıl bir öncesine oranla daha fazla sayıda ileri yaş gebeliği
yaşanıyor. Doç. Dr. Ergin ileri yaş gebeliklerin anne adayları
açısından birtakım riskler taşıdığını belirterek konuyla ilgili
şunları söylüyor: “İleri anne yaşı olan gebelerde gebeliğe bağlı
hipertansiyon, şeker hastalığı, peripartum kardiyomyopati (doğum
öncesi ve sonrası dönemde gelişebilen kalp yetmezliği ), doğum
sonrası kanamalar , plasental anormallikler, erken doğum, ölü
doğum ve artmış sezaryen oranı dikkati çeken başlıca problemler
arasındadır. Anne yaşının artmasıyla gebelikte diğer sistemik
hastalıklar olma şansı da artmaktadır. Ancak ileri yaşta
olmasına rağmen, genel sağlık durumu normal olan hastalarda bu
risk minimale indirilebilir.”

Bebeği bekleyen riskler
İleri yaşta anne olmak sadece hamileler açısından değil bebekler
açısından da riskler taşıyor. Doç. Dr. Ergin bu riskleri şöyle
anlatıyor: “35 yaşın üzerinde oluşan gebeliklerde ortaya çıkan
önemi sorunlardan biri de artmış kromozom anormalliği
olasılığıdır. Bunlar arasında Down sendromu (mongolizm) önemli
bir yer tutar. Annede oluşan gebeliğe bağlı hastalıklar,
gebeliğe bağlı hipertansiyon, şeker hastalığı ve plasental
anormallikler nedeniyle bebeğin erken doğurtulduğu durumlarda
bebek erken doğumdan kaynaklanan risklere maruz kalmaktadır.”
Alınması gereken önlemler
Her ne kadar ileri gebelikler daha çok risk taşısa da bu konuda
alınabilecek tedbirler mevcut. İleri anne yaşında bebekte
oluşabilecek kromozom anormalliklerini tespit etmek amacıyla
prenatal tanı yöntemlerinden olan, amniyosentez ve koryon villus
biyopsisi (CVS) etkin olarak kullanılıyor. Doç. Dr. Ergin “Bu
hastalar ileri yaş gebeliklerinde oluşabilecek problemler veya
gebelik öncesi var olan hastalıklar yönünden yakından
izlenmelidirler.”diyor.

