HASTALIKLAR
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR
A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-Iİ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-SŞ-T-UÜ-V-Y-Z
- G -
Gastrit: Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması
sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide
nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla
kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve
baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya
sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve
çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar,
karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya
romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini
tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya
kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi,
dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırtınca
da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son
bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır.
Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler
yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve
çok çiğnenerek yenir.
Gazlar: Midede veya bağırsaklarda gaz birikebilir.
Nedeni; hava yutmak veya mide hastalıklarıdır.
Gece körlüğü: Beslenmedeki A vitamini eksikliğinin neden
olduğu bir hastalıktır. Hasta; alacakaranlıkta gereği gibi
göremez.
Geğirmek: Çoğunlukla sinirli kimselerde görülür. Bunlar
yemeklerde haddinden fazla hava yutarlar. Ayrıca geğirme mide
veya safra kesesi hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Bu
nedenle esas nedeni tespit etmek gerekir.
Gevşek penis: Erkeklik organının sertleşmemesi, sağlık
durumunun bozukluğundan kaynaklanır. En önemli neden sinir
bozukluğudur. Kendine güvenememe, yorgunluk, içki, şeker
hastalığı, uyuşturucu madde alışkanlığı da diğer nedenler
arasında sayılabilir. Tedavinin ilk şartı; kötü alışkanlıkları
bırakmak, kendine güvenmek, temiz havada dolaşmak ve yeterince
gıda almaktır.
Gıda zehirlenmeleri: Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla
bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya bayat balık yedikten sonra
görülür. Belirtileri : Hasta solumakta, yutkunmakta güçlük
çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş dönmesi,
halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder. Bazı
hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk
iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır.
Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
Göğüste su toplaması: Tıp dilinde sulu zatülcemp denilen
hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran zarın iltihaplanması
sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına su toplanmıştır.
Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları
veya kulak iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı
hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir. Nefes
darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır.
Göz ağrısı: Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta
çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın
iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması,
sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz
ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek
gerekir.
Göz iltihabı: Halk arasında göz nezlesi veya pembe göz
denir. Göz yuvarlağının üstünü örten ince zarın iltihaplanması
sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde konjonktivit denir. Çoğunlukla
ilk bahar aylarında görülür. Gözde sulanma; kanlanma, batma
hissi veya ağrı vardır. Hasta ışığa bakmakta güçlük çeker.
Göz kanlanması: Göz kanlanması ile birlikte ağrı yoksa
aşağıdaki reçeteler uygulanır. Kanlanma ile birlikte ağrı varsa;
mutlaka göz doktoruna gitmek gerekir.
Göz kaşıntısı: Gözlerin kaşınması, önemli bir hastalığın
işareti olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
Göz sulanması: Göze toz kaçması, çapaklanma, göz
iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının
fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da
artar. Doktora başvurmak gerekir.
Göz tiki: Aniden ortaya çıkan, fakat önemli olmayan bir
durumdur. Alışkanlık spazmı da denir. nedeni, yorgunluk, üzüntü,
heyecan ve yaşlılarda adale zafiyetidir. Yapılacak ilk iş,
istirahat etmektir.
Gözbebekleri iltihabı: Gözün bir kazayla yaralanması veya
romatizmalı hastalarda üşütme sonucu ortaya çıkar. Bazen; şeker
hastalığı, burun hastalıkları, ve frengili hastalarda da
görülür. Tıp dilinde iritis denilen bu hastalık vakit
kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekir. Hasta, ışığa fazla
bakamaz. Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede
şiddetli ağrılar vardır. Gözlerde; sulanma ve kızarıklık da
görülür. Göze dikkatle bakıldığında; renkli kısmın etrafındaki
rengin de koyulaştığı görülür.
Gözkapağı iltihabı: Göz kapağı kenarlarının iltihaplanıp,
kızarma, kabuklanma ve ağrı yapmasıyla ortaya çıkar. Tıp dilinde
blefarit denir.
Gözkapağı şişliği: Gözkapakları, çoğunlukla fazla ağlama
sonucu şişer. Nezle veya kızamık sırasında da görülür. Bunlardan
başka, kalp, böbrek, hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da
bir işareti olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir.
Grip: Tıp dilinde influenza adı verilen bu hastalık
bulaşıcıdır. Grip olan kişinin nefesindeki damlacıklarla
yayılıp, salgın hale gelebilir. Paçavra hastalığı da denir.
Aniden başlar ve devamlı olarak ateş yükselir. Baş ve sırt
ağrıları, titreme nöbetleri, nezle, öksürük, iştahsızlık, baş
dönmesi de görülür. Tedavinin ilk şartı istitrahat etmektir. İyi
tedavi edilmezse, başka hastalıklara da yol açabilir.
Guatr: Tiroid bezinin büyümesi sonucu ortaya çıkan ve
boynun ortasında, yutkundukça aşağı yukarı hareket eden şişlikle
kendini belli eden bu hastalığa guşa veya cedre de denir. Tıp
dilindeki adı strumadır. Guatr, özellikle geceleri nefes darlığı
yapar. Bazen de rahatsız edici öksürüklere neden olur. İki çeşit
guatr vardır. Basit Guatr : Bu çeşit guatrda tiroid bezi balon
gibi şişer. Nedeni alınan iyotun yetersiz olmasıdır. Dağlık
bölgelerde oturanlarda, ergenlik yaşlarında ve hamilelerde çok
görülür.
Guatr (Yumrulu): Bu çeşit guatrda, tiroid bezinin iki
yanında kabarıklık veya üzüm salkımını andıran şişlikler
görülür. Her iki çeşit guatrda da endişelenecek bir durum
yoktur. Ancak tedaviye erken başlamak gerekir. Yemeklerde iyotlu
tuz kullanmak, mümkün olduğu kadar çok balık, pırasa, kuru erik,
yumurta, taze fasulye, pazı, soğan, sarmısak, dut veya dut
kurusu, havuç yemek; inek sütü, erik hoşafı, ve havuç suyu içmek
çok faydalıdır. Ayrıca kabız olmamaya gayret etmek gerekir.
Lahana, mısır ve turp da yenmemelidir.
Güneş çarpması: Uzun süre güneşte veya sıcakta kalmak sonucu;
aşırı terleme, ağrılı kramplar ve kanın koyulaşması şeklinde
kendini gösterir. Yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen
elbiseleri gevşetilip, gölgeye taşınır. Yüzü, göğsü ve kolları
soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddi ise, ıslak bir çarşafa
sarılarak hastaneye götürülür.
Güneş yanığı: Vücudun güneşte kalan kısımlarında bir süre
sonra yanma, kızarma ve kaşıntı başlar. Kısa bir süre sonra da
su toplar.
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR

