HASTALIKLAR
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR
A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-Iİ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-SŞ-T-UÜ-V-Y-Z
- T -
Tansiyon: Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her
kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu
sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük
tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde
ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon
denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da
nabız basıncını gösterir. Tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon
ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık
gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir.
Tansiyon düşüklüğü: Büyük tansiyon, 11'den aşağı düştüğü
zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma tıp dilinde
hipotansiyon denir. Tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında,
büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya
herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde düşer. Bazı
kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından
sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür.
Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti
olabilir.
Tansiyon yüksekliği: Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre
yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde
ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği
görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek
hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin
çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında
kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında
yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş
ağrısı vardır.
Tavukkarası: Az aydınlık yerlerde, görememek şeklinde
ortaya çıkan bir çeşit göz hastalığıdır.
Temriye: Bir çeşit deri hastalığıdır. Yer yer küme küme
bir takım kızartılarla kendini gösterir.
Tırnak iltihabı: Tırnak kenarlarında veya altında cerahat
birikmesine, tırnak iltihabı denir. Nedeni, ufak kesikler veya
sıyrıklar sonucu bakterilerin yerleşmesidir. İltihaplanan
tırnağın kenarında kızarıklık görülür. Ağrı da vardır.
Tifo: Mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın
mikrobu çomak şeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop,
çoğunlukla tifolu hastaların dışkılarında veya idrarlarında,
kanlarında, tükürüklerinde veya vücutlarında görülen deri
döküntülerinde bulunur. Tifo salgınına, lağım suları karışmış
içme suları veya lağım suları ile mikroplanmış yiyecek maddeleri
neden olur. Salgın daha ziyade yaz ve sonbahar aylarında
görülür. Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 gün
sonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk ve baş
ağrıları görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını hissetmez.
Birkaç gün sonra ateş yavaş yavaş yükselmeye başlar.
İştahsızlık, baş ağrısı, burun kanaması, bronşit, mide ve
bağırsak bozuklukları ile birlikte ishal görülür. İlk
belirtilerin ortaya çıkmasını takip eden birkaç gün içinde ateşi
daha da yükselir. Göğsünde karnında ve sırtında pire ısırığına
benzeyen kırmızı lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon
düşer, nabız da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karın
gerginleşir ve şişer. Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak
kanamaları görülebilir. Bademcikler iltihaplanmış, hasta
zayıflamıştır. Üçüncü haftanın sonlarından itibaren, ateş
düşmeye ve diğer belirtiler kaybolmaya başlar. Tifo kalbi,
beyni, böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri, göz ve kulak
sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi şarttır. Hastaya süt,
yoğurt, ayran, hoşaf, meyva suları, limonata, portakal suyu,
yumurta sarısı, yumurtalı çorbalar, iki kere çekilmiş etten
yapılmış köfteler, sebze ve meyve püreleri verilir. Çok su
içirilir.
Tifüs: Çok tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Halk
arasında lekeli humma da denir. Bitler aracılığı ile bulaşır.
Tifüsü doğuran nedenler; pislik, aşırı kalabalık yerlerde
yaşamak, açlık ve yorgunluktur. Tifüs 12-14 gün devam eder.
Riteksiyon denilen tifüs mikrobu, vücuda girdikten bir süre
sonra; hastada halsizlik, baş ve bel ağrıları görülür, ateşi
yükselir. Dudakları kurur, dili paslanır, yüzü kızarır. 4-5 gün
içinde derinin üzerinde ufak kırmızı lekeler ortaya çıkar. Bazı
hastalarda, sayıklama, bağırma ve tuvaletini altına kaçırması
görülür. Hasta sağlıklı kişilerden ayrı bir yerde bakıma alınır.
Eşyaları, bulunduğu yer dezenfekte edilir. Sulu ve sindirimi
kolay yiyecekler verilir. İyi beslenir, vücut temizliğine çok
dikkat edilir.
Titremek: Tıp dilinde tremor denilen titremek, irade
dışında meydana gelen bir hastalık belirtisidir. El ve ayak
titremesi; daha ziyade, nevroz, isteri veya nevrasteninin
belirtisidir. Hafif titremeler, genellikle, guatr, alkolizm,
kurşun veya cıva zehirlenmesi ya da ihtiyarlığın işaretidir.
Şiddetli titremeler parkinson hastalığı ve uyku hastalığında
görülür.
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR

