HASTALIKLAR
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR
A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-Iİ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-SŞ-T-UÜ-V-Y-Z
- Y -
Yanıklar: Sıcak bir şeyin veya yakıcı bir maddenin
etkisiyle vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen hücre ve
doku bozulmasına yanık denir. Yanıklar ikiye ayrılır:
- Basit Yanıklar: Bunlar, deride hafif bir kızarıklık meydana
getiren yanıklardır. Bir süre sonra, içi su dolu kabarcıklar
ortaya çıkar. Bunları, kesinlikle patlatmamak gerekir. Yapılacak
şey gerekli ilacı sürüp iyileşmesini beklemektir.
- Önemli Yanıklar: Yanık alanı büyük ve derinliği de fazla ise,
önemli bir yanık var demektir. Bu gibi durumlarda mutlaka
hastaneye başvurmak gerekir.
Yaralar: Herhangi bir kaza sonucu deride meydana gelen
yarılma, kesilme, ezilme veya parçalanmalara yara denir. Birçok
çeşidi vardır. Ateşli silahlar, batıcı veya delici aletler,
yakıcı maddeler veya hayvan ısırmaları sonucu meydana gelen
yaraların, hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gerekir.
Yaralar, temizlik şartlarına uyulmayıp da, mikrop kapacak
olursa, yara yerinde şişme, kızarma, ateş ve ağrı görülür. Bu
da, yaranın iltihaplandığına işarettir. Bu durumdaki yaralar,
gereği gibi tedavi edilmeyecek olursa, yaradan dağılan mikroplar
vücudun diğer taraflarına da yayılıp çok tehlikeli hastalıklara
yol açabilir. Yaralanmalarda yapılacak ilk iş; akan kanı
durdurmaktır. Kanı durdurmak için, kanayan yerin üstüne gaz bezi
veya temiz bir bez parçası konup, iyice bastırılır. Kan bir süre
sonra durur. Kanama durduktan sonra bez kaldırılır, yaranın
üzerine bir parça tentürdiyot sürülüp, yara temiz bir gaz bezi
ile sarılır. Kan fışkırarak akıyorsa, yaranın üzerine gaz bezi
yea temiz bir bez parçası bağlandıktan sonra, kanayan yere
bastırılır. Sonra ipin uçları, bir parça çubuğa bağlanıp,
döndürüle döndürüle iyice sıkılaşması sağlanır. Ve hiç vakit
kaybetmeden hastaneye götürülür.
Yılancık: Küçük yara veya sıyrıklardan giren mikropların
neden olduğu ve tıp dilinde Erizipel denilen bir çeşit deri
hastalığıdır. Halk arasında kızılyürük denir. Mikrop kapıldıktan
bir kaç saat veya birkaç gün sonra; hastada ateş ve titreme
görülür. Bilhassa, yüz, burun kanatları veya baldırlarda;
çevresi kabarık, yaygın kızarıklık ve ağrı görülür. Bu bölge,
bir süre sonra şişer, deri gerilir. Ayrıca iştahsızlık ve baş
ağrısı da görülebilir. Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir
hastalıktır. Bunun için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk
şartı, yatak istirahatidir.
Yılan sokması: Yılan zehiri çok çabuk ve şiddetli tesir
gösteren zehirlerdendir. Ancak, bu zehirler ağızdan alındıkları
zaman zehirlemezler. Zehirli yılanların çoğu büyük başlıdır.
Bazılarının başları da üç köşelidir. Uzun kıvrık dilleri ve
çatallı dişleri vardır. Soktukları zaman; dişlerinin dibinde
bulunan bezden salgıladıkları zehiri, dişin içindeki kanal
vasıtasıyla, soktukları yere aktarırlar. Orada ağrı, şişme ve
kızarma görülür. Bazı kimselerde de yılan zehirinin çeşidine
göre, kusma, baygınlık, titreme, nefes darlığı, uyuklama veya
kısmi felç görülür. Yılan sokan kimseye zehir bütün vücuda
yayılmadan önce aşağıdaki işlemi yapmak gerekir. Sokulan yer kol
veya bacakta ise; yaranın üst tarafına sıkı bir bağ yapılır.
Sonra alkole bandırılmış veya ateşte kızartılmış bıçak, çakı
veya jiletle yara kanatılır. Arkasından, ağzın etrafına ve
dudaklara zeytinyağı sürülür. Sokulan yer emilip, tükürülür.
Aynı işlem 3-4 kere tekrarlanır. Sonra madeni bir şey ateşte
kızdırılıp, sokulan yer dağlanır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden
biri veya bir kaçı uygulanır. Zehirlenme belirtileri varsa vakit
kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.
Yorgunluk: Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur.
Organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da
sürmenaj denir. Gereği gibi çalışmama, isteksizlik, halsizlik,
baş veya sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk,
can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. En kolay tedavi,
ılık duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam, kol ve bacakları
soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır
.
ALFABETİK SIRASIYLA HASTALIKLAR

