HASTANE ENFEKSİYONLARI
Hastalara kullanılan malzemelerin, çarşafların, örtülerin, tıbbi aletlerin temizliğinin yanı sıra hastane mikropları bir hastadan diğerine en sık eller yolu ile bulaşır. Bu
nedenle korunmada el
temizliği büyük önem taşır.
Hastane enfeksiyonları hastanede ortaya çıkan enfeksiyonlardır.
Hasta hastaneye yattıktan 48-72 saat sonra ve taburcu olduktan
sonra 10 gün içinde gelişen enfeksiyonlar olarak tanımlanır.
Hastane enfeksiyonları en sık ameliyat yerinin enfeksiyonu,
zatürree, idrar yolu enfeksiyonu ve kan dolaşımı enfeksiyonu
olarak karşımıza çıkar. Ancak vücudun her bölgesinde oluşabilir.
Hastalara tedavileri esnasında uygulanan solunum cihazları, ilaç
ve kan verilmek üzere damar içine yerleştirilen aletler ve
protezler de hastane enfeksiyonları gelişiminde önemli rol
oynamaktadır.
HASTALAR ENFEKSİYONA DAHA YAKINDIR
Hastanede yatan hastalar, sağlıklı kişilere göre enfeksiyonlara
daha açıktır. Örneğin, şeker, kalp hastalıkları, romatizmal
hastalıklar, kanser gibi hastalıkları olan kişiler
enfeksiyonlara daha sık maruz kalırlar. Aynı şekilde
kullandıkları ilaçlar ve kemoterapiler nedeniyle bağışıklık
sisteminin zayıflaması sonucu hastalarda enfeksiyonlara karşı
savunma azalır. Ameliyat nedeniyle ciltte açılan kesilerinin
bakımının iyi olmaması durumunda enfeksiyonlar kaçınılmaz olur.
Yoğun bakım üniteleri ve yenidoğan servislerinde yatan hastalar
enfeksiyonlar açısından en korunmasız gruptur.
ANTİBİYOTİĞE DAHA DİRENÇLİ OLURLAR
Hastanelerdeki mikroplar toplum içinde edinilen mikroplara göre
tedavisi daha zor enfeksiyonlara neden olmaktadır. Hastanelerde
yoğun antibiyotik kullanımı nedeniyle de pek çok antibiyotiğe
dirençli mikropların bulunması, tedaviyi daha da
zorlaştırmaktadır. Gereksiz ve aşırı antibiyotik uygulamaları
hem hastalarda yan etkilerin ortaya çıkmasından hem de tedavi
maliyetini artırmaktan başka işe yaramamaktadır. Bu nedenle
doğru ve yeterli dozda antibiyotik kullanılmalıdır.
HASTANE ENFEKSİYON KONTROL KOMİTELERİ
Hastane enfeksiyonları hastanede kalış süresini, ölüm oranını ve
maliyeti artırır. Bu nedenle hastanelerde değişik branştaki
doktorların oluşturduğu bir komite tarafından yürütülen bir
enfeksiyon kontrol programı olması gerekir. Hastane enfeksiyon
kontrol komitelerine özellikle de komitenin yürütücüleri
niteliğindeki enfeksiyon kontrol hemşiresi ve doktoruna çok iş
düşer. Bu işi yapan hemşire hastanedeki tüm hastaları günlük
olarak ziyaret ederek enfeksiyon varlığını, hastadan alınan
mikrobiyolojik çalışmaların sonuçlarını ve farkettiği salgınları
doktora bildirmekle sorumludur. Birden fazla hastada aynı
mikrobun neden olduğu enfeksiyonla karşılaşıldığında da hastane
içinde bir salgından kuşkulanılması ve derhal gerekli önlemlerin
alınması gerekir.
HİJYEN ÇOK ÖNEMLİ
Hastane enfeksiyonlarını önlemedeki en önemli faktör insandır.
Hastane mikroplarının bir hastadan diğerine en sık ellerle
bulaştığı biliniyor. Bu nedenle bir hastaya herhangi bir nedenle
dokunmadan önce ve işlem bittikten sonra ellerin iyice yıkanması
gerekir. Hastalara kullanılan malzemelerin, çarşafların,
örtülerin, tıbbi aletlerin temizliği de tabii ki çok önemli.
Hastanelerde sterilizasyonun ve dezenfeksiyonun doğru ve etkin
biçimde yapılması gerekir.
TÜM DÜNYANIN SORUNU
Hastane enfeksiyonları sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın
sorunu. Bir ülkede ilk kez çıkan dirençli bir mikrop hızla
kıtalararası yayılım gösterip tüm dünya hastanelerinde
görülebiliyor. Bu nedenle tüm dünyada ve ülkemizde hastane
enfeksiyonları ile mücadele için dernekler kurulup, bilimsel
dergiler yayınlanıp, kongreler ve eğitim toplantıları yapılıyor.
ETKİN ENFEKSİYON KONTROL YÖNTEMLERİ UYGULANMALI
Yapılması gereken, hastaları ve sağlık çalışanlarını bu
mikroplardan korumak için etkin enfeksiyon kontrol yöntemlerini
hastanelerde uygulamak, antibiyotikleri yerinde ve zamanında
kullanma duyarlılığını göstermek ve hastanelerdeki hastane
enfeksiyon oranlarını en aza indirmektir. Böylece verilen
hizmetin kalitesi çok daha yüksek olacaktır.
Kaynak: Dr. Elif Hakko


