İKİZ HAMİLELİK KOMPLİKASYONLARI
Her 80 doğumun birinde ikiz doğum olur. Yani; ikiz gebelik, çok
ender rastlanan bir durum değildir. Bununla birlikte, özel
denetim isteyen, bir ölçüde riskli bir gebeliktir.
İkiz gebelik tanısının dayanakları şunlardır: Birincisi üç aylık
dönemin
rahatsızlıklarının çokluğu ki bu, koriyonik gonadotropin
düzeyinin yüksekliğine bağlıdır; rahmin aşırı gelişmesi; ikinci
üç aylık dönemin ikinci yarısından başlayarak çift kalp
vuruşunun duyulması.
Kesin tanı için daha ayrıntılı bilgi veren aygıtlara
başvurulmalıdır. Bunlar arasında en yaygın olanı,
uttrasonografidir. Gebeliğin hangi döneminde olunursa olunsun,
film çekilmesi uygun görülmemektedir.
Ultrasonografi ile ikizlik tanısı, gebeliğin ilk haftalarında
(5-6. haftalar) başlayarak kesinlikle konulabilir. Bununla
birlikte, 12. haftada incelemeyi yinelemek önerilir. Çünkü,
bazen ilk haftalarda, öndülütlerden (embriyo) biri gelişmesini
durdurur. Kesin bir şey söyleyebilmek için, 12. haftayı beklemek
en iyisidir.
Ultrasonografiden, gebelik süresince ikizlerin gelişmesini
izlemek ve ikizlerin dölyatağındaki yerleşmelerini saptamak için
de yararlanılır.
İkiz Hamilelikler
Gebelik, dölyatağı borularında bir yumurta hücresiyle bir sperm
hücresinin karşılaşması ve birlikte bir zigot oluşturmalarıyla
başlar. Küçük bir hücre olan zigot, öndülütün daha sonra da
dölütün gelişmesini sağlar.
Zigotların ancak % 20'si dölyatağı borularını aşabilir ve
dölyatağına yerleşir. İkiz gebelikte ise ya yumurtlama sırasında
yumurtalıktan iki yumurta hücresi çıkar ve bunlar ayrı ayrı
döllenir. ( bizigot döllenme ). İkizlerin % 75'i böyledir ( çift
yumurta ikizleri ); ya da ikizlerin %25'inde olduğu gibi tek
yumurtanın, döllendikten sonra iki dölüt oluşturması söz
konusudur. Bu ikizler birbirlerine çok benzerler ve genetik
olarak aynıdırlar ( tek yumurta ikizleri ).
Bazı ilaçlar, örneğin, doğum kontrol hapları, çoğul (çok
dölütlü), gebeliklerin görülme sıklığını artırmaktadır. Çoğul
gebelikler konusunda ender rastlanan bir başka olay da,
süperfekondasyon'dur ( üst üste dölleme ). Bu, bir kadının iki
ayrı cinsel ilişkiyle ardarda döllenmesidir.
Çift yumurta ikizlerinde, çoğunlukla her bir ikiz ötekinden ayrı
olarak kendi plasentasına, kendi zarına ve kendi amniyon
sıvısına sahip olacaktır. Tek yumurta ikizlerinde ise genellikle
tek bir plasenta ve tek bir amniyon kesesi vardır.
Bütün bunlar ikinci üç aylık dönemde ultrasonografi ile
kolaylıkla tanınır. İşin zor yanı, dölütlerin gelişme
düzeylerinin saptanmasıdır. İkizlerden biri, gelen kanın büyük
bölümünü alarak üstünlük sağlar ve daha çok gelişir. Bu durumda
daha zayıf olan ikizin ölümüne bile neden olabilir.
İkiz Hamilelikte Bakım
Bazı hastalıklar, tek dölütlü gebeliklere göre ikiz gebelik
sırasında çok daha sık görülür. Bunlar, dölyatağı hacminin aşırı
büyümesinden kaynaklanan varis, basur, barsak rahatsızlıkları,
adale rahatsızlıkları gibi rahatsızlıklar gibi ve annede
kansızlık, erken doğumlar, gebelik zehirlenmeleri, amniyon
sıvısının aşırı artmasıdır.
Bunlardan en sık görüleni ve en tehlikeli olanı, erken
doğumlardır. Bu yüzden 24. haftadan başlayarak istirahat
önerilir. Ayrıca, son haftalarda cinsel ilişkiler de
kesilmelidir. Bütün önlemlere karşın dölyatağının boynu erkenden
açılmaya başlamışsa, gebeliğin sonuna kadar kesin yatak
istirahatine başvurulmalıdır. Bazı durumlarda hastaneye yatmak
gerekebilir. Diyete de özen gösterilmelidir. Vitaminleri ve
mineralleri yeterli düzeyde alabilmek için, sebze ve meyve
yenmeli, kalsiyum düzeyini yükseltmek için günde bir litre süt
içilmeli, kansızlığı önlemek için de demir içeren maydanoz,
ıspanak, lahana gibi sebzeler tercih edilmelidir.
İkizlerin Anne Karnındaki Durumu
Çoğul gebelik, dölütler açısından da birçok tehlike taşır.
Dölütlerin yaşam şansları ötekilerine göre oldukça azdır.
Yapılan bir araştırmaya göre dölüt sayısı arttıkça (ikiz, üçüz,
dördüz) erken doğum olasılığı yükselmektedir. Bilindiği gibi
erken doğum, bebeğin yaşama olasılığını düşürür. Saptanan bir
başka bulgu da, çoğul gebeliklerde doğum tartılarının
düşmesidir. Normalde 3,5 kilogram dolayında olması gereken doğum
tartısı, ikizlerde 2,5 kilogramın altına inmektedir. Doğum
tartısındaki bu düşüklük de yaşama olasılığını düşüren bir başka
etkendir. Çoğul gebeliklerde dölütlerin karşılaştıkları bir
tehlikede dölütlerden birinin dölyatağı içinde ölümüdür. Birçok
etkenin neden olabileceği bu durum, canlı kalan dölütün yaşam
şansını artırır. Çünkü canlı kalan dölüt ötekinin
gereksinimlerine ayrılan "pay' 'dan da yararlanacaktır. Hatta,
yapılan araştırmalara göre bazı durumlarda dölütlerden birinin
ölümüne, diğeri neden olmaktadır. İkizlerle ilgili bir başka
olumsuz durum da, ikiz dölütlerde, doğumsal bozukoluşum görülme
sıklığının oldukça yüksek olmasıdır.
İkizlerin Doğumu
İkiz gebelikte doğum, dölütlerin dölyatağı içindeki duruşlarına
bağlıdır. Bu duruşların en sık görülenleri her iki dölütün de
baş aşağı olmaları, her iki dölütün de başlarının yukarıda
olması ya da birinin başının aşağıda, ötekisinin yukarıda
olmasıdır. İkiz gebelikte doğum, hekim denetiminde yapılmalıdır.
Çünkü :
Doğum erken olacağından ve dölütlerin doğum tartıları düşük
olacağından yenidoğan döneminde yoğun bakıma gereksinmeleri
olabilir.
Dölütlerin dölyatağı içindeki duruşları bazı girişimler
(forseps, vakum ya da sezaryen) gerektirebilir. Bu olasılık tek
dölütlü doğumlara göre çok yüksektir.
İkiz gebelik anne organizmasını da çok zorlar. Doğumdan sonra
annenin yakından izlenmesi gerekebilir, ikiz gebeliklerde doğum
sonrası dölyatağı kanamaları sık görülür.
İkiz Hamileliğin Gelişimi
İkiz gebelik kadın bedenine oldukça büyük bir yüktür. Solunum,
dolaşım, sindirim sistemleri tek dölütlü gebeliğe göre çok daha
büyük bir gereksinimi karşılamak zorundadır. Bu nedenle ikiz
gebeliklerin çok yakından izlenmesi gerekir. Bu sistemlerdeki en
ufak bir düzensizlik önüne geçilmez rahatsızlıklara yol
açabilir. İkiz gebelikte dölyatağının hacmi ve ağırlığı çok
artmıştır. Bu, kadının yürüyüşünü bozar. Dengesi çok bozulan
kadın, her an düşme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu aşırı
yük, omurgada zorlanmaya ve ağrılara neden olabilir.
Tarihte İkizler
Yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa geçen bir inanışa göre ikiz
doğum, bazı gizli ve doğaüstü güçlerin etkisiyle olmaktadır. Bu
nedenle Kızılderili kabilelerinde, Yeni Gine'de ve öteki bazı
ilkel topluluklarda, genellikle ikizlerden biri öldürülürdü.
Bazılarında ise tersine ikiz anneleri doğurganlıklarından dolayı
onurlandırılırdı (ikizleri kopya eden muskalar, hatta ikiz
tanrıçalar bile bulunmuştur).
Tarihe geçen ilk ikizler, İshak Peygamber'in oğulları olan Yakup
ve Ays'dır. Diğer ünlü ikiz çift, Romayı kuran Romus ve Romulus
'tur. İkiz, ilk, Ortaçağda kraliyet ailelerinin başına dert
olmuş, ikizlerden hangisinin tahta geçeceği her seferinde sorun
yaratmıştır.
Çok bebekli gebelikler, her zaman şaşkınlık ve korku
yaratmıştır. Bu tür gebeliklere ilişkin bir çok tarihi resim
vardır. Bunlardan çoğunda ikizlik ya da daha çok bebekli gebelik
olgusu bir hayli abartılmıştır. Eski çağlarda bebek sayısının
çok fazla olduğu doğumlar görülmüştür. Ancak bunların çoğunun o
dönemdeki tıp bilgisinin yetersizliği yüzünden "yanlışlıkla
doğum" olarak tanımlanan durumlar olduğu sanılmaktadır.
Örneğin 1276'da Kontes Henneberg 'in bir batında 365 çocuk
dünyaya getirmiş olduğu kaydedilmiştir ki burada söz konusu
olan, herhalde bir "mol hidatiform" (kesecikler kürnesi) dur.
İkizler arasında en ilginç olanları, kuşkusuz, Siyamlı
ikizlerdir.
Bu olay döllenmiş yumurtanın tam bölünmesiyle gerçekleşir.
Bu yapışık ikizlerin çoğunun yaşama olanağı yoktur. Ancak
günümüzde bazıları, cerrahinin gelişmesiyle ayrılabilmiş ve
yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme olanağını bulmuşlardır.
Ne yazık ki, eski dönemlerde, bu mutsuz çocukların bazılarının,
sirklerde ve bahçelerde seyircilerin meraklarını gidermek için
bir teşhir aracı olarak kullanıldıklarına da sık sık rastlanır.
İkizlerin Ruhsal Durumu
Halk arasında yaygın olan bir inanca göre tek yumurta ikizleri
ruhsal olarak birbirlerine çok bağlıdır: "Biri üzüldüğünde
diğeri de üzülür; yani aralarında ruhsal bir iletişim vardır"
denir. Yapılan bilimsel araştırmalar ikizler arasında böyle
doğaüstü ve açıklanamaz bir bağın olmadığını ortaya çıkarmıştır.
Ancak ikizlerin birbirine benzer kişilik yapıları taşıdıkları da
bir gerçektir. Bunda rol oynayan etkenler:
Bilindiği gibi kişilik yapısı bir açıdan kalıtsal yapıya
dayanmaktadır. Bazı ruhsal hastalıkların belirli ailelerde daha
sık görülmesinin nedeni budur. Tek yumurta ikizlerinin kalıtsal
yapıları birbirinin aynı olduğuna göre bazı kişilik
özelliklerinin özdeş olması da doğaldır. Kişilik yapısını
etkileyen bir unsur da yaşanılan çevredir. Psikanalitik veriler,
ilk çocukluk çağında yakın çevre ilişkisinin bireyin kişiliğinin
temellerini oluşturduğunu ortaya koymuştur. İkizlerin
yaşadıkları ortam ve yakın çevre ilişkileri aynı olduğuna göre
kişilik yapılarının bazı benzerlikler taşıması bu açıdan da
olağandır.
Dölyatağının aşırı büyümesi, bu gebelerin çeşitli
rahatsızlıklarla karşılaşmalarına neden olur. Akciğerin
yeterince genişleyememesine bağlı solunum yetersizliği bu
gebelerde çok daha erken ortaya çıkar. Sindirim sisteminin baskı
altında kalması bu sistemin çalışmasını yine oldukça erken bir
dönemde bozar. İkiz gebeliklerde gebelik zehirlenmesi de diğer
gebeliklere göre daha sık görülür. Dokularda sıvı toplanması,
yüksek tansiyon, idrarda protein bulunması ile kendini gösteren
bu hastalık, annenin yaşamını tehlikeye sokar.

