KIZLIK ZARI (HYMEN)
Hemen hemen bütün toplumlarda değişik derecelerde sosyolojik öneme sahip olan kızlık zarının tıbbi adı Hymen (himen)'dir. Hymen aynı zamanda Yunan ve Roma
mitolojisinde Baccus (Dionysus)
ve Venüs'ün (Afrodit) oğlu olan ve elinde bir meşale tutan
evlilik ve düğün tanrısının adıdır. Gerdek gecesi bu Tanrı'ya
adandığından kızlık zarı da aynı isimle anılmaktadır. Mitolojik
bireylerin yanısıra 19. yüzyılda yaşamış bir besteci olan
Frederic Hymen Cowen'de talihsiz bir seçimle bu kelimeyi yaşamı
boyunca isim olarak taşımıştır.
Kızlık zarının fizyolojik amacı ve görevi kadın vücudunun bugüne
kadar açıklanamamış pekçok sırrından birisidir. Spesifik bir
görevi yokmuş gibi görünmesine rağmen özellikle embryonik
dönemde mikroorganizma ve yabancı cisimlerin vajina içine
girişini önlediği düşünülmektedir. Tıbbi açıdan bakıldığında ise
özellikle gelişmiş toplumlarda en sık cinsel şiddete ve
istismara maruz kalan çocukların tanınmasında incelenmektedir.
İnsanoğlunun tarihsel gelişimi süresince pekçok toplum hymeni
saflığın ve el eğmemişliğin yani bekaretin sembolü olarak
görmüştür. Bu inanışın yansımaları hala daha özellikle bizim
toplumumuz gibi gelişmekte olan toplumlarda sıklıkla
yaşanmaktadır.
Günümüzde kızlık zarının anatomik ya da fizyolojik değil
sosyolojik bir fonksiyonu vardır.
Anatomi
Kızlık zarı belirli bir yapıda değildir. Anatomik olarak
vajinayı oluşturan ve mukoza adı verilen dokunun vajina girişini
oluşturan doku kıvrımıdır. Yani kızlık zarı vajina içinde değil
vajinanın hemen girişinde dudakların yaklaşık 1-1.5 santimetre
içindedir ve küçük dudaklara bağlıdır.Dış genital oluşumlardan
birisi olarak kabul edilir.Dışarıya bakan ön yüzü deriye, vajina
içine bakan arka yüzü ise mukozaya benzer. Kız çocukların hemen
hepsine bulunan hymen çok nadir olarak doğuştan hiç
bulunmayabilir. Çocukluk çağında daha sert olan doku ergenlikle
birlikte östrojen hormonunun salınmasına bağlı olarak değişime
uğrar ve esneklik kazanır.
Kızlık zarı vajina girişini tamamen kapatmaz, ortasında adet
kanının ve vajinal salgıların dışrıya akmasını sağlayan bir
delik bulunur. Bu deliğin şekli ve yapısı hymen türlerinin
belirlenmesinde kullanılır. Kızlık zarının şekli, kalınlığı ve
elastikiyeti kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir.
Kızlık zarının türleri
Annüler Hymen
En sık görülen hymen şeklidir. Burada kızlık zarı halka şeklinde
vajna girişini kaplamaktadır. Ortasında yine halka şeklinde bir
delik bulunur. Karadeniz ve arkadaşları yaptıkları araştırmada
kadınların %94.7'sinde kızlık zarının annüler olduğunu
göstermişlerdir. Yurtdışında yapılan çalışmlarda ise annüler
kızlık zarının kadınların %60-95'inde bulunduğu saptanmıştır.
Kresentrik Hymen Yarımay şekinde olan kızlık zarıdır. Genelde
klitorise yakın kısımlarda zar daha incedir yada hiç yoktur.
Arka kısımda ise daha beligindir. Görülme sıklığı %3.5 ile %20
arasında değişmektedir. Bu tür zarlar genelde ilişki sırasında
yırtılmaz.

Septalı Hymen Bu hymen türünde ortadaki deliğin ortasında bir
köprü gibi görünen doku parçası vardır. Kadınların %1.5-5'inde
hymen bu yapıdadır.
Kribriform Hymen Hymenin ortasında tek değil birden fazla delik
vardır. Bu görüntü dantele benzer. Görülme sıklığı %1'den daha
azdır.
İmperfore hymen Bu zar türünde vajina girişi tamamen kapalıdır
ve hymenin ortasında delik yoktur. Bu zar türüne sahip kızlar
hiç adet kanaması görmezler. Normal şekilde gerçekleşen kanama
vücut dışına atılamaz ve hymen arkasında vajina içinde birikir.
Oldukça ağrılı bir durumdur ve hymenin doktor tarafından cerrahi
bir işlemle açılması gerekir.
Mikroperfore hymen Hymen ortasındaki delik çok küçüktür. Adet
kanaması olur ancak oldukça ağrılıdır. Bir kısım hastada cerrahi
müdahale ile açılması gerekir.
Multipar hymen Doğum yapmış kadınlarda kızlık zarından geri
kalan kısımlar karünkül olarak adlandırılır.
Şekil dışında kızlık zarları deliğin ve serbest kenarın
karakteri, zarın kalınlığı ve mukavemetine göre de
sınıflandırlabilir.
Doğuştan açıklığı olmayan imperfore bir hymen ve arkasında
birikmiş olan kan
Kızlık zarı genelde ilk ilişki ya da yabancı bir cisim girişi
ile yırtılır. İlk cinsel ilişki esnasında hymen ortasındaki
delik penis çapından küçük olduğu için halka şeklindeki zar
birkaç yerden yırtılır ve az miktarda kanama meydana gelir. Bu
yırtıklar birkaç gün içinde nedbeleşir ve bir daha kanama olmaz.
Çok nadiren ilk ilişkiyi takip eden bir kaç ilişki sırasında da
kanama görülebilir. Bazen bir ilişki olmasa da kızlık zarının
serbest kenarı düz olmaz ve çentikler bulunur. Kadınların
yaklaşık %20'sinde bu tür çentikler bulunur.
İlk ilişkide kızlık zarı mutlaka bozulur mu ?
Hayır. Kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis
girişine müsade eder ve çok defa ilişkide bulunsa bile zarda
yırtık meydana gelmez. Bu tür zarlara duhule müsait ya da
ilişkiye müsait zar adı verilir. Halk arasında ise elastik zar
olarak adlandırılır. Kadınların %26-41'inde zar duhüle müsaittir
ve ilk ilişkide kanama olmaz.
Kızlık zarının bozulması ağrıya neden olur mu ?
Bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi miktarda bir ağrı
olabilir. Ancak genelde herhengi bir rahatsızlık olmaz. Burada
erkeğin davranışı ve yaklaşımı son derece önemlidir. İlk ilişki
ister istemez her kadında endişe ve korkuya neden olur. Erkeğin
yavaş ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını
kolaylaştırır.
Kanamanın miktarı ne kadardır ?
Kanamanın miktarı genelde çok azdır ve kısa sürede kendiliğine
durur. Çok nadiren hymen arkasından bir damar açığa çıkar ve
kanama durmaz. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile dikiş
atılmsı gerekebilir. Bazı durumlarda ise vajina girişinde va
hatta içinde yırtıklar meydana gelebilir, şiddetli ve durmayan
bir kanama görülebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale ile
dikiş atılması gereklidir. Atılan bu dikiş kızlık zarını
onarmaz.
Kızlık zarı bozulduğunda mutlaka kanama olur mu?
Hayır. Bazı durumlarda zarda yırtık meydana gelmesine rağmen
kanama olmayabilir.
Kanama olması kızlık zarının bozulduğunu mu gösterir?
Hayır. Bazı durumlarda kızlık zarı bozulmaz ancak dış kısımlarda
yırtık ya da sıyrık olabilir ve buralardan kanamalar
görülebilir.
Kızlık zarı ilişki dışında başka bir yolla bozulabilir mi?
Kızlık zarı genelde vajina içine giren ve genişliği hymen
ortasındaki halkadan daha büyük olan cisimler ile bozulur. Ancak
bazen ata ya da bisiklete binme, bacakları çok açmayı gerektiren
bale gibi aktiviteler ya da kaza ve travma sonrasında da
bozulabilir ya da zedelenebilir.
Mastürbasyon kızlık zarına zarar verir mi ?
Hayır. Vajina içine birşey sokmaya teşebbüs edilmediği taktirde
mastürbasyon ile kızlık bozulmaz.
Kızlık zarı kendi kendine iyileşir mi?
Hayır. Bir kez zedelenen kızlık zarı daha sonra hiç ilişki
olmasa bile kendi kendini onarmaz.
Kızlık zarının ne zaman bozulduğu anlaşılabilir mi ?
Hayır. Eğer aradan 7-8 günden fazla zaman geçmişse anlaşılamaz.
Kızlık zarı bozulmadan hamile kalınabilir mi ?
Evet. Kızlık zarı gebeliğe karşı koruma sağlamaz. Kızlık zarı
sağlamken (elastik ya da dışarı boşalma) spermler içeri
girebilir ve dış gebelik de dahil olmak üzere hamilelik
oluşabilir.
Kızlık zarı bozulmadan muayene ya da kürtaj yapılabilir mi?
Evet. Zar yapısı uygun olan kişilerde hymen yapısına zarar
vermeden spekulum incelemesi hatta kürtaj dahi yapılabilir. Öte
yandan akıntı sorunu olan hemen hemen tüm bakire genç kızlarda
ve kız çocuklarında vajinal kültür alınabilir.
Kızlık zarının bozulduğu nasıl anlaşılır ?
Bu ancak muayene ile anlaşılır. Muayene son derece kısa ve
ağrısız bir işlemdir. Doktorunuz gazlı bez ile büyük dudakları
ayırarak kızlık zarını gözler. Kendi kendine kızlık muayenesi
olmaz. Ayna ile hymeni görebilirsiniz ancak bunu yorumlamak
deneyim gerektirir. Bazı durumlarda jinekolog bile buna karar
veremeyebilir ve kolposkopik incelemeye gereksinim duyabilir.
Özellikle doğal çentik bulunan hymen varlığında karar vermek güç
olabilir.
Kanama öyküsü vb. ile kızlık zarının bozulup bozulmadığı
anlaşılamaz.
Kızlık zarı tamir edilebilir mi?
Evet. Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu işleme himenoplasti (hymenoplasty)
ya da hymenorraphy adı verilir. Bunun için ne zaman ya da kaç
defa ilişki olduğu önemli değildir. Doğum yapmış kadınlarda bile
kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarının tamir edildiği
ancak jinekolog ya da adli tabip tarafından anlaşılabilir. Ancak
kızlık zarı tamirinde kanama olması %100 garanti edilemez.
Gerçekte bozulmuş olan zarın tamamen tamir edilmesi ve eski
haline getirilmesi olanaksızdır.Son derece ince yapıda olan bu
doku genelde dikiş tutmaz. Ortamda bulunan fazla sayıdaki
mikroorganizma nedeni ile yara yeri kolayca enfekte olabilir.
Buna karşılık vajina duvarından alınan parçalar ile yeni bir
hymen yapılabilir. Bu durumun hukuksal ve ahlaki boyutu
tartışmalı olmakla beraber bizim toplumumuz gibi bekaret nedeni
ile cinayetlerin bile yaygın olarak görüldüğü toplumlarda zaman
zaman hayat kurtarıcı olabilmektedir.
Kızlık zarı tamiri ile ilgili olarak tüm dünyada tartışmalar
sürmektedir. Ancak bu yapay bekaretin ne kadar gerekli olduğu
konusunda fikir birliği yoktur. Özellikle batılı yazarlar bunun
son derece gereksiz bir işlem olduğunu düşünürken bazıları
işlemin etik açıdan estetik ameliyattan farklı olmadığı
fikrindedirler. Açıkçası hymen onarımı talep eden kadınlar buna
yaşadıkları toplumsal çevreye bağlı olarak sosyal statülerini,
mutluluklarını hatta yaşamlarını devam ettirebilmek için gerek
duyduklarını belirtmektedirler. Gerçekten de 1996 yılında Lancet
dergisinde yayınlanan bir makelede kızlık zarı tamirinin
Mısır'da ilk gece cinayetlerini %80 oranında azalttığı ileri
sürülmektedir.
Yeniden elde edilen bekaretin bedeli çok da düşük değildir.
Berkeley Tıp Dergisinde yayınlanan bir araştırmada Mısır'da
kadınların bu işlem için 100-600 Amerikan doları ödedikleri,
Türkiye'de ise ücretlerin 140-1500 Amerikan Doları arasında
değiştiği belirtilmektedir.
Her doktor bu ameliyatı yapabilir mi?
Hayır. Pekçok jinekolog bu ameliyatı prensip olarak yapmaz.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere dünyanın
hemen her ülkesinde bu ameliyatı yapan doktor ve klinikler
mevcuttur.
Ameliyat ne zaman yapılmalıdır ?
Bu yapılacak olan ameliyatın türüne bağlıdır. Bazı ameliyatlar
ilişkiden bağımsızken bazı tür dikişler evlenmeden 3 gün önce
yapılmalıdır. İşlem genelde 30 dakika kadar süren, genel ya da
lokal anestezi altında yapılabilen nispeten basit bir
operasyondur.

