KOLERA
Tanım :
Epidemi ve hatta pandemiler yapan, ishalle seyreden, aşırı su ve
elektrolit kaybı ile, tedavi edilmediği takdirde hipovolemik
şoktan ölümlere neden olabilen tarihi bir
infeksiyon
hastalığıdır.
Etken :
Koleranın etkeni Vibrio cholerae'dır. Vibrio cinsi, çok sayıda,
gram negatif, virgül şeklinde bakteriyi içerir.
Epidemiyoloji :
Kolerada fekal-oral bulaşma söz konusudur. Hastanın kusmuk ve
dışkısında bol miktarda bakteri bulunur. Epidemi, bakterinin
içme suyuna karışması ile olur. V.cholerae mide asidine çok
duyarlıdır. Mide asidinin herhangi bir nedenle nötralize olduğu
kişilerde (mide ameliyatı geçirenler, antiasit tedavi alanlar,
bol miktarda sıvı ile birlikte mikrobu alanlar gibi) az sayıda
alınacak bakteri bile kolayca koleranın gelişmesine sebep olur.
Kolera dünya tarihi boyunca büyük salgınlar yapmış ve pek çok
insanın ölmesine neden olmuştur. Dünyada koleranın az sayıda ama
daima görüldüğü bölgeler vardır. Buralarda kolera endemiktir.
Oysa sayı artarsa epidemi yani salgınlardan bahsedilmektedir.
Eğer olgular kıtalar arasında yayılırsa o zaman da pandemiler
söz konusudur. Yazılı tarih boyunca 7 kolera pandemisi
izlenmiştir.
Klinik :
1.Tamamen asemptomatik(belirtisiz) (sadece dışkı kültüründe
üretilenler).
2.Hafif şekil: Günde 4-5 kez çok sulu olmayan dışkı çıkartanlar.
Bu hastalara epidemi sırasında çok ağır seyreden vakaların yanı
sıra rastlanmaktadır. Aile fertlerinden birinde ağır kolera
gözlenirken bir diğerinde hastalığın hafif bir diyare ile
seyretmesi mümkündür. Bu hafif seyirli kolera gözden kaçabilir.

3.Hızlı seyreden tipik kolera: Bir-iki günlük inkübasyon
periyodunun ardından kusma ve birden barsakların boşalması
şeklinde gelişen diyare ile başlar. Diyare, saatler içerisinde
şiddetini artırır. Karın ağrısı, tenezm olmaz, hastanın ateşi
yükselmez. Dışkıda kan, mukus bulunmaz. Dışkılama için güç
sarfetmeye gerek yoktur. Kirli sarı-gri veya krem renkli, su
kıvamındaki dışkının içinde pirinç tanesi gibi yüzen atıklar
bulunur. Hastanın kan basıncı hızla düşer, nabız yüzeyel ve
hafiftir. Gözler içeriye çöker, cilt buruşur, eller çamaşırcı
eline benzer. Hastada ani kilo kaybı olur. Karın kayık gibi
içeriye çöker. İdrar çıkışı giderek kaybolur. Hastanın mental
fonksiyonları yerindedir. Çocuklarda kolera çok daha hızlı
seyreder ve hipoglisemi yapabilir. Derhal rehidratasyon
sağlanmadığı takdirde hastanın hipovolemik şoktan kaybedilmesi
kaçınılmaz olur.
Tanı :
Hastalardan şüphelenildiğinde alınan dışkı kültüründe ve
hastanın kusmuğunda bakterinin üretilmesi ile kesin tanı konur.
Ayrıca hastalığın bulunabildiği coğrafi bölgelerden gelinmesi de
hastalıktan şüphelenilmesini sağlar. Salgın bir anda
yayılabilir. İlk olgudan itibaren tipik dışkı görünümü varsa
olmadığı kültür ile gösterilene kadar kolera gibi tedbirler
alınmalı ve hastalar tedavi edilmelidir.
Tedavi :
Koleralı bir hastada su ve elektrolit kaybı az, orta, veya çok
hızlı olabilir. Hastanın durumuna göre kaybedilen su ve
elektrolitlerin oral veya damar yolundan yerine konması
tedavinin ilk ve temel adımını oluşturur. Bunun yanında
antibiyotik kullanımı şarttır; antibiyotikler daha hızlı klinik
düzelmeyi sağladığı gibi bakterinin çevreye veya diğer aile
bireylerine bulaşmasını önleyecektir.
Korunma :
Kolera büyük ölçüde sularla bulaştığından, kontamine olmayan,
temiz içme suyu temini ile infeksiyon zinciri kırılabilir. Bu
amaçla kanalizasyon ve içme suyu sistemlerinin birbirinden uzak
tutulması önemlidir. Suların klorlanması veya kaynatılması,
besinleri ellemeden önce ellerin su ve sabunla yıkanması, besin
maddelerin dezenfeksiyonu, aktif olgularla taşıcıların tespit
edilerek tedavi edilmesi, epidemilerde ölenlerin dezenfekte
edilerek çabucak gömülmesi ve toplumun eğitimi korunmanın
çeşitli yönlerini oluşturur. Koleradan korunmada aşı çalışmaları
büyük önem kazanmıştır, ancak tam etkili bir aşı
üretilememiştir.
Kaynak: www.istanbulsaglik.gov.tr

