SEZARYEN DOĞUM SEBEPLERİ
Sezaryen kararı verilebilmesi için bazı zorunlu durumlar olduğunu daha önce açıklamıştık. Bu karar gebelik sırasında verilebildiği gibi, doğumun başlatılma
girişimlerinin başarısız
olması sonunda ve doğum başladıktan sonra da verilebilir.
Doğumun Başlatılma Girişimlerinin Başarısız Olması Durumunda;
Beklenen doğum eyleminin başlamadığı yada doğum eyleminin tıbbi
nedenlerle başlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda anne
adayına rahim ağzını olgunlaştıran ilaçlar ve suni sancı
verilir.
Suni sancı uygulaması doğum eylemini başlatma da başarısız
olduğunda doğum sezaryenle gerçekleştirilir.
Suni sancı en sık miyat geçmesinde uygulanır. Anne hayatının
yada bebek hayatının tehlikede olduğu durumlar da (ağır
preeklampsi ve bebeğin sıkıntıda olduğu durumlar gibi) bebek
miyadında olmasa bile suni sancı ile doğum eylemi başlatılmaya
çalışılır.
Doğum Eylemi Başladıktan Sonra Sezaryen Kararı Verdiren
Durumlar;
Düzenli olarak doktor kontrollerine giden anne adaylarında
anlatılan durumlar söz konusu olduğunda doğum eyleminin
başlaması beklenmez ve sezaryen ile doğum gerçekleşir. Halbuki
anne adaylarının büyük kısmında yukarıdaki anlatılan durumlar
söz konusu değildir ve bu anne adaylarının doğum olarak doğum
eylemine girmeleri beklenir.
Ancak doğum eylemi esnasında aşağıda anlatılan beklenmeyen
durumlar söz konusu olduğunda doğum eylemi yarıda kesilerek
sezaryen ile doğum kararı verilir.
Doğum eyleminin birinci evresinde sezaryen kararı verdiren
durumlar:
Düzenli olarak gebelik muayenelerine gittiniz ve hiçbir problem
saptanmadı. Doğum eylemi başladı.Henüz rahim ağzında açılma tam
değil, sancılar devam ediyor.
Şu durumlarda sezaryen gereklidir;
Doğum kanalına girişte sorun olursa;
Bebek doğum kanalına artkafa bölgesinin kılavuzluğunda girer.
Böyle bir giriş başın en ufak çevresinin doğum kanalına
girmesini sağladığından kanal içinde en rahat şekilde ilerlemeyi
garantiler. Ancak ender durumlarda bebeğin başının kanala giren
ilk kısmı artkafa dışında bir bölge olur. Bu tür durumlarda
kanala giren kısmın çevresi artkafa ile girişten daha büyük olur
ve doğum kanalında ilerleme zorlaşır veya imkansız hale gelir.
Bebek yüz bölgesinin kılavuzluğunda doğum kanalına girdiğinde
doğum eylemi yavaş da olsa ilerler ve bu şekilde yüz gelişiyle
doğum mümkün olabilir.
Yüz gelişi dışında kalan şekillerde doğum eylemi ya çok yavaş
seyreder yada vajinal yoldan doğum imkansız hale gelir.
Doğumu imkansız kılan geliş şekillerinden en sık görülenler alın
girişi ve yüksekte düz duruş adı verilenlerdir. Doğum kanalına
ilk olarak alın bölgesini sokmaya çalışan bir bebeğin bu haliyle
doğum kanalına ilerlemesi mümkün değildir zira bu girişle doğum
kanalına başın en büyük çevresi sokulmaya çalışılmaktadır.
Yüksekte düz duruş adı verilen durumda da bebek doğum kanalına
girmeye niyetli değildir, herhangi bir nedenle doğum kanalına
giriş gerçekleşememiştir.
Doğum kanalına giren kılavuz nokta genellikle doğum eylemi
başladığında yapılan ilk muayenede belirlenir. Bu muayenede
doğum eyleminin ilerlemesine engel olacak bir geliş şekli
saptandığında ilerlemeyecek bir doğum eylemini sürdürmek yerine
doktor doğumu sezaryenle gerçekleştirme yönünde karar verir.
Birinci evrenin uzaması
Rahim ağzındaki açıklık uygun şekilde ilerlemediğinde durum
değerlendirmesi yapılır. Rahim kasılmaları zayıflamışsa yada
düzensizleşmişse ve bunun için bir neden bulunmuyorsa anne
adayına durumu gidermek amacıyla damardan rahim kasılmalarını
düzene sokmak amacıyla oksitosin hormonu verilir.
Yeterli dozda oksitosine rağmen kasılmalar düzene girmiyorsa ve
rahim ağzı açıklığı ilerlemiyorsa sezaryene karar verilir.Bu
durumlarda rahim kasının bir zayıflığı söz konusudur ve uyarıcı
ilaca cevap verememektedir.
Kasılmalar düzenli olmasına hatta normalden daha kuvvetli
olmasına rağmen rahim ağzındaki açıklığın ilerlememesi bebeğin
doğum kanalına uygun olmayan bir şekilde girmeye çalışmasına
bağlı olabilir. Yine anne adayının çatı yapısının bebeğe göre
nispeten dar” olduğu durumlarda da düzenli kasılmalara rağmen
açıklık ilerlemez. Bu durum doğumhaneye ilk girişte yapılan ilk
muayenede genellikle teşhis edilebilmesine karşın, bazı
durumlarda doğum eyleminin ilerlememesiyle kendini gösterebilir.
Hangi nedene bağlı olursa olsun doğum eyleminin başladıktan
sonra ilerlemesi ve durumu gidermeye yinelik yapılan
girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanması sezaryen ile doğum için
bir neden teşkil eder.
Bebekte sıkıntı ortaya çıkması
Birinci evrede bebeğin kalp sesleri düzenli olarak dinlenir.
Herhangi bir aşamada bebeğin kalp seslerinde bozulma
saptandığında öncelikle bu durum anne adayı sol yanına
yatırılarak, oksijen ve sıvı verilerek giderilmeye çalışılır.
Bebekte saptanan sıkıntı normal vajina doğumu beklemeyecek kadar
ağırsa ve önlemlerle düzelmiyorsa doğum sezaryenle
gerçekleştirilir.
Kordon sarkması
Makat ile doğumda daha sık rastlanan bir durumdur. Bazen de baş
gelişinde su kesesinin kendiliğinden açıldığı durumlarda yada
doktor tarafından açılması durumunda kordon vajinadan dışarı
sarkarak etraf dokular tarafından baskıya uğrayabilir.
Kordon sarkması, bebeğe giden oksijenin azalmasına neden olan
bir durum olduğundan doğumun dakikalar içerisinde
gerçekleştirilmesi gerektiği ender durumlardan biridir. Acil
sezaryen uygulanır.
Plasentanın erken ayrılmasına bağlı aşırı kanama ve/veya bebeğin
bu duruma bağlı olarak sıkıntıya girmesi;
Plasenta erken ayrıldığında ayrılmanın şiddetine göre anne
adayında vajinal kanama ve/veya bebekte sıkıntı bulguları ortaya
çıkar. Anne hayatı kanama nedeniyle, bebek hayatı da girdiği
sıkıntı nedeniyle tehlikeye girdiğinde doğum sezaryen ile
gerçekleştirilir.
Doğum eyleminin ikinci evresinde sezaryen kararı verdiren
durumlar;
Bebeğin doğum kanalında sıkışması
Bebek başının doğum kanalının tam ortasında yer alan dikensi
çıkıntıları aşmak için ön-arka doğrultuda olması gerekir. Bu
dönüşü başaramaz ve baş yatay konumunda bu dikensi çıkıntılara
ulaşırsa burayı aşması oldukça zor olur. Derinde yatay duruşu
adı verilen bu nadir durumda sezaryen ile doğum
gerçekleştirilir.
Vakum/forseps uygulamasının başarısız olması
İkinci evrede bazı durumlarda vakum uygulamak gerekebilir. Vakum
uygulaması ile doğum gerçekleştirilemediğinde sezaryen
uygulanır. Acil sezaryen demek, bebeğin yada anne hayatının
tehlike altında olması nedeniyle kısa süre içinde bebeğin
doğurtulması demektir. Bu süre kordon sarkması gibi çok acil
durumlarda dakikalarla ifade edilebilir. Bu durumlarda ameliyat
ekibinin hızla toparlanması, anestezinin hızla verilmesi ve
bebeğin hızla doğurtulması gerekir. Anestezi ve ameliyata ilgili
istenmeyen durumların en sık oluştuğu durumlar bu acil
durumlardır. Diğer acil sezaryen şekillerinde ise sezaryene
bağlı istenmeyen durumlar engellemek için yeterli süre
genellikle vardır. Sezaryen operasyonunun kendisinden ve
anesteziden kaynaklanan istenmeyen durumlar ise planlı olarak
uygulanan operasyonlardır. Ancak günümüzde anestezi teknolojisi
ve ameliyat ekibinin tecrübesiyle en acil ameliyatlar bile
başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır.


