RAHİM İÇİ ARAÇ (SPİRAL, RİA)
Rahim içi araçlar halk arasında yaygın olarak “spiral” olarak bilinir. Bunun sebebi kullanıma ilk giren rahim araçların spiral şeklinde olmasıdır. Günümüzde spiral
şeklindeki rahim içi
araçlar artık kullanılmasa da halk arasında hala bu şekilde
adlandırılmaktadır. Sonradan piyasaya farklı şekilde rahim içi
araçlar çıkmasına karşın halk arasında kalan alışkanlıkla spiral
olarak söylenegelmiştir. Rahim içi araç (RİA) adı üstünde rahim
içine yerleştirilerek gebelikten korunma sağlayan bir yöntemdir.
Tüm RİA’ların ucunda bir ip bulunur. Bu ipin amacı çıkartılması
sırasında kolaylık sağlamasıdır.
Rahim içi araçlar 2 ana grupta incelenebilir.
Normal Rahim İçi Araçlar
Hormonlu Rahim İçi Araçlar
Bugün en sık kullanılan rahim içi araç (RİA) şekli “T”
biçimidir. T şeklindeki plastik elemanın etrafına bakır tel
sarılıdır. RİA’lara bakır eklenmesi RİA’nın etkisini
artırmaktadır. Bazı bayanlar tanıdıklarının gümüş veya altınlı
RİA taktırdıklarını kendilerinin de bunu istediklerini
söylemektedirler. Bakırlı RİA’lar 8 yılda sonra metal eskimesi
ve parçalanması ile etkinliğini kısmen kaybetmektedir. Bakırlı
RİA'lar "T" biçimi dışında "7" şeklinde ya da "at nalı"
biçiminde de olabilir.
Gümüş, altın veya platinli olduğu iddia edilen RİA’lar da esas
olarak yine bakır içerir ve ancak cüzi miktarlarda gümüş, altın
veya platin eklenmesi ile etki sürelerinin uzatılması amaçlanır.
Etki süreleri gerçekten bir miktar uzasa da güvenilirlik ve yan
etki açısından birbirlerinden farkı yoktur.
Spiral nasıl etki eder?
Rahim içine yerleştirildiği andan itibaren RİA, burada yabancı
bir madde olarak algılanır ve bölgede “yabancı cisim reaksiyonu”
denilen bir reaksiyon oluşturur. Bu reaksiyon vücudun kendisi
için yabancı olan maddeye karşı savaş açmasıdır. Vücuda bir
mikroorganizmanın girdiği ve enfeksiyon oluşturduğu durumda
olduğu gibi akyuvarlar ve benzeri hücreler bu yabancı maddenin
vücut için olası zararlı etkilerini ortadan kaldırmaya çalışır.
Bu hücrelerin, yabancı cismin olduğu yerde toplanması
“inflamasyon” olarak adlandırılır. Oluşan bu inflamasyon yabancı
cisim olduğu kadar spermler için de toksiktir ve spermleri
öldürür. Temel etki mekanizması budur, ayrıca oluşmuş gebeliğin
de rahme yerleşmesini aynı mekanizma üzerinden engeller.
Nitekim, bu nedenle korunmasız ilişki sonrası acil koruma amaçlı
olarak yerleştirildiğinde de gebeliğin rahme yuvalanmasını
önlerler.
Spiralin koruyuculuk süresi ne kadardır?
RİA’nın koruyuculuk süresi tipine göre değişkenlik gösterir ve
üretici firmalar 3-8 yıl koruyuculuk olduğunu bildirmektedirler.
En sık kullanılan 380 mikrogram bakır içeren T biçimli RİA’lar
ilk çıktıkları zamanlarda 5 yıl koruyucu oldukları
bildirilmişti. Daha sonra yapılan çalışmalarda bu süre 8 yıl
hatta 10 yıl olarak belirlenmiştir. Piyasada çok çeşitli RİA’lar
bulunmaktadır. RİA için başvuran kadınların önemli bir kısmının
endişesi takılacak RİA’nın yerli mi yoksa ithal mi olduğudur.
Halbuki halen üretilen yerli RİA mevcut değildir, tüm RİA’lar
ithaldir ve etkinlik açısından birbirlerine üstünlükleri yoktur.
Spiral avantajları ve dezavantajları nelerdir?
RİA’nın en önemli avantajı, “taktır ve unut” olarak
özetlenebilir.
-Takma bazı sorunlu durumlar dışında kolaydır ve hastada ciddi
bir rahatsızlık ya da ağrı oluşturmaz. Çıkarma ise son derece
kolaydır. İpinden çekilerek çıkartılır. İpinin görünmediği bazı
nadir durumlarda çıkarma işlemi biraz zor olsa da takma ve
çıkarma işlemleri genelde ciddi bir cerrahi müdahale olarak
kabul edilmez.
-Hastaya RİA takıldıktan sonra yerleştirilen RİA’nın özelliğine
göre yıllar boyunca oldukça etkili bir korunma sağlar.
Güvenilirliği yüksektir, RİA kullanan kadınlarda 1 yıl sonunda
gebelik riski 1000’de 6-8’dir.
-Acil koruma amaçlı kullanılabilir.
-Takıldığı zaman koruma hemen başlar. Geri dönüşümlüdür ve
çıkarıldığı zaman hemen gebelik oluşabilir.
-Normal RİA’ların doğum kontrol hapları gibi ek yararları pek
yoktur. Rahim içi yapışıklıklar nedeniyle ameliyat yapılan
hastalarda tekrar yapışmayı önlemek amacıyla kullanılabilir.
-Spirallerin en çok endişe edilen dezavantajı enfeksiyonlara
yatkınlık yaratmalarıdır. Ancak uygun kişilere ve sterilizasyon
kurallarına uygun takıldıklarında enfeksiyona nadiren neden
olurlar.
-Diğer bir dezavantaj da adet miktarını ve süresini
artırmasıdır. Ayrıca, adetlerde sancıya neden olabilirler. Bazı
ağrı kesiciler ağrıları azaltma yanında kanama miktarını
azaltmada da faydalı olabilir.

Spiral kimlerde tercih edilebilir, kimler için sakıncalıdır?
-Doğum kontrol hapı, aylık iğneler, prezervatif gibi dikkat ve
takip gerektiren yöntemleri kullanmak istemeyen kadınlar için
uygun bir yöntemdir (taktır ve unut). İleri yaş ve sigara
kullanımı, gibi hormonal yöntemlerin uygun olmadığı hastalar da
tercih edebilir. Emziren annelere rahatlıkla uygulanabilir. Bir
kullanım amacı da acil kontrasepsiyondur, yani korunmasız ilişki
sonrası erken dönemde takıldığında gebeliğin rahme yerleşmesini
engelleyebilir.
-Acil kontrasepsiyon amacıyla kullanılsa da bilinen ya da şüphe
edilen bir gebelik varlığında uygulanmamalıdır. RİA
uygulamasının sakıncalı olduğu diğer durumlar:
-Tanısı konmamış anormal vajinal kanama olması
-Genital enfeksiyonu ve cinsel temasla bulaşan hastalığı olanlar
(tedaviden sonra takılabilir)
-Bilinen ya da şüphe edilen serviks veya endometriyum kanseri
olması, anormal smear testi olması
-Bağışıklık yetmezliği, AİDS, Lösemi gibi enfeksiyonlara
duyarlılığa neden olan sistemik hastalıkların varlığı
-Rahimde anatomik anormallikler olması (çift rahim, bölmeli
rahim, küçük ve kısa rahim, rahim ağzı darlığı)
-Bilinen bakır alerjisi olması
-Diatermi (ısı tedavisi) uygulanması (tedavi sırasında ısınan
bakır endometriyumda hasara neden olabilir)
-Vücutta tehlikeli miktarlarda bakır birikimi ile karakterize,
nadir görülen genetik geçişli bir hastalık olan Wilson Sendromu
varlığı
Sakıncalı olmasa da gerekli önlemler altında kullanılması
gereken durumlar da vardır.
Örneğin adet kanamaları fazla olan kadınlarda adet miktarlarını
daha da artırabileceğinden normal RİA’ların tercih edilmemesinde
fayda olabilir. Sancılı adet görenlerde de tercih edilmez.
Miyom RİA için kesin bir sakınca oluşturmaz ancak rahim içine
doğru büyüyen bazı Miyomlar rahmin iç boşluğunun anatomik
yapısının bozulmasına neden olur, bu nedenle önerilmez.
Bakteriyel endokardit için yüksek risk grubunda olan kalp
kapakçık hastalarında tercih edilmez veya gerekli önlemler
altında RİA kullanabilirler.
Doğurmamış kadınlarda bilimsel olarak RİA takılmasının sakıncalı
olduğu gösterilememiş olsa da bir çok doktor doğurmamış
kadınlarda RİA takılmasını önermez.
Spiral ne zaman takılır?
RİA takılması planlanan hastanın önceden mutlaka muayenesinin
yapılması gerekir. Enfeksiyon olup olmadığını değerlendirebilmek
için muayenenin adetsiz dönemde yapılması tercih edilir. RİA
aslında herhangi bir dönemde takılabilir ancak, genellikle adet
döneminde takılması tercih edilir. Bunun en önemli nedeni bu
şekilde gebeliğin olmadığından emin olunmasıdır. Ancak, hasta
adetini her zamanki adetinden farklı görmüşse o zaman bunu
nedeni açıklanmamış anormal bir kanama olarak kabul etmeli ve
bir problem olup olmadığı araştırılmalıdır. Adet döneminin
tercih edilmesinin diğer bir nedeni de rahim ağzının adet
sırasında nispeten daha açık olduğu ve takma işleminin daha
kolay olacağı düşüncesidir.
RİA doğum sonrası, düşük/kürtaj sonrası da güvenle takılabilir.
Doğumu takiben 48 saat içinde RİA takılabilir ancak bu uygulama
daha çok hastaların sağlık hizmetlerine ulaşma şansının düşük
olduğu bölgelerde yapılır. Yapıldığı zaman da plasenta çıktıktan
sonraki 10 dk içinde takılması önerilir. Doğumun hemen sonrası
takıldığında rahmin delinmesi ve RİA’nın rahim dışına atılması
riski vardır. Bu nedenle, çoğu hekim doğumdan 6 hafta sonra
takmayı tercih eder.
Spirali olanların dikkat etmesi gereken durumlar
RİA takıldıktan sonra:
Hafif kramp tarzında ağrılar olabilir. Bunlar normaldir ve
geçicidir. İlk birkaç ay adet kanamaları fazla miktarda ve
ağrılı olabilir ancak zaman içinde bu durum azalabilir.
İlk birkaç ay adet aralarında lekelenme tarzında kanamalar
olabilir. Adet kanamalarının 7-10 güne kadar sürmesi normaldir.
Kontroller:
İlk kontrol RİA takıldıktan sonraki ilk adet sonrasında yapılır.
Bu kontrolde; spiralin yerinde olup olmadığı, herhangi bir
enfeksiyon bulunup bulunmadığı ve RİA ile ilgili bir probleminiz
olup olmadığı değerlendirilir. Aşağıdaki acil durumlar olmadığı
sürece her kadın için geçerli olduğu gibi yılda bir yapılan
jinekolojik muayene yeterlidir.
Bazen rahim takılan spirali dışarıya atabilir. Bu durum doğum
yapmamışlarda daha sıktır. En sık RİA kullanımın ilk 3 ayında
görülür. Çoğunlukla fark edilir ancak bazen hissedilmeyebilir.
Bu nedenle her zaman dikkatli olmalı her tuvalete gittiğinizde
çamaşırınızı ve petinizi kontrol etmelisiniz.
Bazen de RİA tam olarak dışarı atılmaz ama yerinden kayabilir.
Bu durumda da etkinliği azalır.RİA’nın yerinden kayması bazen
kendisini kasık ağrısı ile gösterebilir ancak çoğu zaman
herhangi bir şikayet vermez. Bu nedenle, hiç bir şikayeti olmasa
da RİA taktırmış her kadının yılda bir jinekolojik muayeneden
geçmesi şarttır.
Acil durumlar:
Anormal vajinal kanamalar, şiddetli sancılı adet veya ara
kanamaları
Adet gecikmesi
Şiddetli kasık ağrısı veya kramplar
Açıklanamayan ateş ve titreme
Kötü kokulu akıntı, adetlerde veya ilişki sonrası koku hissetme
RİA’nın ilişki sırasında eş tarafından hissedilmesi (normalde
hissedilmez, hissediliyorsa RİA yerinden kaymış olabilir).
Spiral kısırlık yapar mı?
RİA direkt olarak kısırlık yapmaz. Ancak, RİA kullanımı az da
olsa genital enfeksiyon riskini artırır. Genital enfeksiyon da,
özellikle tüp ve yumurtalıkları tutan gonore (bel soğukluğu) ve
klamidya enfeksiyonları söz konusu ise, karın içi yapışıklıklar
yaparak kısırlığa neden olabilir. RİA genital enfeksiyonlar için
koruyucu bir yöntem değildir. Doğum kontrol hapları da genital
enfeksiyona karşı koruyucu değildir ama enfeksiyonun tüp ve
yumurtalıklara geçmesine karşı koruyucudur. Hap kullanan
kadınlarda enfeksiyon daha çok vajina ve servikste sınırlı
kalır. RİA’da ise bu şekilde bir koruyuculuk olmadığından, RİA
kullanan kadınlar bu tür enfeksiyonları geçirme riski taşır. Bu
yüzden, birden fazla partneri olan ve cinsel temasla bulaşan
enfeksiyon için risk taşıyan kadınlar için RİA tercih edilmez.
Yine benzer sebeple daha önce doğum yapmamış kadınlarda bir çok
hekim RİA kullanımını tercih etmez ama eğer hastanın hap
kullanmasına engel bir durumu varsa doğum yapmamış kadınlara da
RİA takılabilir.
Spiral varken gebelik olursa ne olur?
RİA normal yerinde olmasına karşın 1 yıl boyunca kullanımda
binde 6-8 olguda gebelik riski taşır. Bunun dışındaki gebelik
olgularının çoğu RİA’nın normal yerinde bulunmaması ve
dolayısıyla etkinliğinin azalması nedeniyle oluşan
gebeliklerdir.
RİA taktırmış kadınlarda gebelik saptanırsa öncelikle bunun
normal rahim için bir gebelik mi yoksa dış gebelik mi olduğu
ultrasonla tespit edilmelidir. RİA dış gebelik şansını
arttırmaz. Gebelik oluşumunu azalttığı için dış gebelik de genel
olarak toplumdakinden daha azdır. Ancak, RİA varken gebelik
oluşmuşsa bunun dış gebelik olma şansı daha fazladır.
RİA ve gebeliğin olduğu durumlarda öncelikle ailenin tercihi
önemlidir. Eğer, aile bu gebeliğin devamını istemiyorsa o zaman
sorun yoktur. RİA çıkarılır ve kürtaj yapılır. Ancak, bazen
hasta gebelik istemediği için RİA taktırmış olsa da gebeliğin
oluştuğu durumda gebeliğin devamını isteyebilir. Bu durumda, 2
seçenek vardır. RİA’yı çıkartmadan gebeliğin devamına izin
vermek ve RİA’yı çıkartmak... RİA’nın çıkartılmaması durumunda
enfeksiyon ve enfeksiyonun kana karışmasına bağlı hastanın şoka
girmesine neden olabilme riski taşır. Bu nedenle, eğer ipi
görünüyorsa ve gebelik 3 aydan küçük ise RİA çıkartılır. RİA’nın
çıkartılması düşük riski taşır ancak RİA çıkartılmazsa da bu
risk vardır ayrıca septik şok gibi ciddi riskler de taşıdığından
düşük riski göze alınır. Eğer, gebelik 13 haftadan büyükse ya da
RİA’nın ipi görülmüyorsa o zaman RİA çıkartılmayabilir.
Hormonlu Rahim İçi Araçların Avantaj/Dezavantajı
Normal RİA’ların en önemli yan etkileri adet kanamalarının fazla
olması ve adet sancılarıdır. Bu nedenle, kadınların bir kısmı
yöntemi terk etmekte veya hiç kullanamamaktadır.
Bu sakıncaların giderilmesi ve bazı ek faydaların sağlanması
amacıyla hormon içeren RİA’lar kullanıma sunulmuştur. Bu
RİA’larda bulunan hormon progesterondur. RİA’ya progesteron
eklenerek hem RİA’nın hem de progesteronun koruyucu etkilerinden
faydalanılmak istenmiştir. RİA’nın sperm öldürücü ve gebeliğin
rahme yerleşmesini önleyici etkilerinin yanı sıra progesteronun
yumurtlamayı baskılayıcı, serviksteki salgının yoğunlaşması
sonucu sperm geçişinin önlenmesi, tüplerin hareketini azaltması
sonucu gebeliğin oluşmasını ve rahme yerleşmesi şansını
azaltması gibi etkiler progesteronlu RİA’ların etki
mekanizmasını oluşturur.
Progesteron’lu RİA son bir kaç yıldır Türkiye’de “Mirena”
ismiyle bulunmaktadır. Mirena RİA’ların tüm avantajlarını taşır
buna karşın adet kanamasını artırmadığı gibi aşırı adet
kanaması, rahim iç zarının kalınlaşması (endometriyal hiperplazi)
olan kadınlarda tedavi amaçlı da kullanılabilir. Ayrıca, adet
sancılarını da azaltır. Etkisini lokal olarak direkt rahimde
gösterdiği için progesteron içeren 3 aylık iğne (Depo-provera)
ve cilt altı implantlar (Norplant, İmplanon) gibi yöntemlerin
sistemik yan etkileri daha az görülür. Anormal kanamalar bu
yöntemlerin en sık yan etkisidir. Mirena da bu tür yan etkilere
yol açabilir ancak, daha az rahatsızlık verici boyutlardadır.
Adet kanamaları %90 olguda azalır. Mirena takılan kadınların
%20’sinde bir yıl sonunda adet kesilir. Bu bazı kadınlar için
endişe verici olsa da aslında adet ve buna bağlı birçok sorunu
ortadan kaldırdığı için bazı kadınlar için tercih sebebi de
olabilir.
Mirena uygulaması normal RİA’lara benzer. Uygulama için adet
kanamasının olduğu günler tercih edilir. Normal RİA’lara göre
biraz daha kalın bir sistem olduğu için takılma işlemi biraz
daha zor olabilir hatta bazen anestezi gerektirebilir.
En önemli dezavantajlarından biri de sistemin normal RİA’lara
göre daha pahalı olmasıdır. Koruyuculuk süresi 5 yıldır ve beş
yıldan sonra değiştirilmelidir. İlk bakışta pahalı gibi görünse
de normal RİA’larla değil de örneğin doğum kontrol haplarının
aylık maliyetleri ile karşılaştırıldığında gerçekte pahalı bir
yöntem olmadığı görülebilir.

