TETANOZ

0

Tanım :
Tarihsel gelişim sürecinde “kazıklı humma” olarak tanımlanan, genellikle öldürücü bir hastalıktır. Primer toksik hastalıklardan biridir. Doğumdan başlayarak her yaştaki insanda ve hemen her toplumda görülebilen son derece tehlikeli bir hastalık olan Tetanoz, gelişmiş ülkelerde yüksek aşılama oranları nedeniyle giderek azalmakla birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir ölüm nedenidir.

Etken :
Clostridium tetani hastalığın etkenidir. Gram pozitif, anaerob, sporlu bir basildir. Tetanoz mikrobu, genellikle toprakta, nemli ortamda, ev-ameliyathane tozlarında, tuzlu suda, özellikle gübre içerisinde ve oksijensiz ortamda yaşayabilen, ısıya dayanıklı bir mikroptur. Ayrıca dış ortam şartlarında oluşturduğu sporlar ile de son derece dayanıklıdır. Vücuda çok küçük yara ve kesiklerden dahi girebilen Tetanoz mikrobu, salgıladığı Tetanospazmin adlı “Tetanoz zehiri” ile omuriliğe ve sinir sistemine zarar vermekte ve gelişmiş tüm tedavi olanaklarına rağmen hala 10 hastadan 6’sının ölümüne yol açmaktadır.

Epidemiyoloji :
Yenidoğan dönemi dışında hastalığın görülme oranı kadın ve erkeklerde eşittir. İleri yaşlarda kadınlarda risk oranı artar. Bunun nedeninin askerlik döneminde erkeklere yapılan Tetanoz aşılaması olduğu düşünülmektedir. Ancak gebelerde yapılan tetanoz aşılama şemalarının tam olarak uygulanması nedeniyle de kadınlar da korunmaktadır. Özellikle bu mikrobun doğada yaygın halde bulunan ve çok dayanıklı olan sporlarının yara yerlerinden girmesi ile en sık hastalık oluştuğu için toprakla uğraşanların aşılarının tam olması son derece önemlidir.

Klinik :
Erişkin tetanozlu hastanın yüzünde kasılmalar sonucunda özel bir görüntü (alaycı bir gülüş gibi) belirir. Yüz kaslarının spazmı sonucu alın kırışır, dudaklar hafif aralanır, ağzın iki uçları kenarlara çekilir, gözler daralır, burun kenarındaki çizgiler daha belirgin hale gelir. Refleks halinde gelen spazmlar hastalığın yaygın özelliği olup gürültü, ışık, dokunma, koku ile uyarılabilir. Sinir sisteminin uyarılması sonucu kalp atışında düzensizlikler, kan basıncında değişiklikler, terleme, yutak spazmı, idrar tutamama görülebilir. Komplikasyon olarak kasılmalar sonucu kırıklar oluşabilir. Konvülziyon, aspirasyon, akciğer embolisi, bakteriyel üst enfeksiyon, dehidratasyon, solunum yetmezliği ve kalp durması görülebilir. En sık ölüm sebebi sekonder zatürredir. Gebelerde kasılmalar sonucu düşük oluşabilir. Ani ölümlerde solunum kaslarının tutulması ve pulmoner emboli akla gelir.

Tanı :
Klinik bulgulara dayanılarak konur. Bir yaralanma hikayesinin varlığı önemlidir.

Tedavi :
Hastaya hemen tetanus antitoksini, tetanus aşısı ve antibiyotik verilir ve destek tedavisi sağlanır. Hastaların yoğun bakım şartlarında takipleri önemlidir.

Korunma :
Aşı ile korunma hem ucuz hem etkilidir. Bireyi tetanoza karşı bağışık hale getirmek için aşağıda belirtilen aşı programları uygulanır.

Birincil Bağışıklama :
Tetanoza karşı rutin aşılama, bebek iki aylık olduktan itibaren birer ay arayla 3 doz şeklinde uygulanan aşılama şeklindedir. Bebeklik döneminde tetanoz aşısı üçlü Karma aşı (Difteri-Tetanoz-Boğmaca) şeklinde yapılır. İlk aşıdan 18 ay sonra bir hatırlatma dozu yapılır. İlkokul 1 sınıfta ve 8. Sınıfta difteri-tetanoz şeklindeki ikili karma aşı uygulanır ve bağışıklığın devamı için her 10 yılda bir hatırlatma dozlarına ihtiyaç vardır.

Yedi yaşından büyük ve aşısız bir kimseye ilk kez Tetanoz aşısı uygulanacaksa, ilk iki doz birer ay arayla, 3.doz ise ikinci aşıdan 6 ay sonra uygulanır. Yine oluşan koruyucu antitoksin düzeyi 10 yıl arayla uygulanan hatırlatma dozları ile sağlanır.

Yenidoğan tetanozundan korunma amacıyla, tüm gebelerin tetanoz aşıları kontrol edilmeli ve aşısı eksik olanlar ve özellikle son beş yılda hiç tetanoz aşısı olmayanlar mutlaka aşılanmalı ve bu durum şartlar ne olursa olsun ihmal edilmemelidir. Tetanoz aşısının son derece saf ve etkin bir aşı olmasının yanısıra, sanıldığının aksine, gebelikte tetanoz aşılamasının yapılması hem anneye hem bebeğe yaşamsal faydalar sağlamaktadır.

Yaralanma sonrası bağışıklama :Unutulmamalıdır ki; ele iğne ya da gül dikeni batmasından, yanıklara ; küçük bir çizikten, ağır silahlı yaralanmalar ve savaş yaralanmalarına kadar her türlü cilt lezyonu tetanoz hastalığı için potansiyel bir neden oluşturabilir. Tetanozu önlemede uygulanacak aşılamanın yanında yara bölgesinin bakımı da önemlidir. .

Yara bakım kuralları kısaca şu şekilde özetlenebilir : 
Yara temizliği ilk fırsatta ve hijyenik koşullarda yapılmalıdır.
Yara içindeki tüm yabancı cisimler çıkarılmalıdır.

Vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Yaralanma sonrası, yaranın yeri ve şekli ile hastanın aşılı olup olmaması dikkate alınarak aşı ile birlikte Tetanoz serumu uygulanması önerilebilir. Aşı, serumla birlikte aynı gün, fakat vücudun farklı bir bölgesine enjekte edilmelidir.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.