TİFUS
Tifusu doğuran nedenler; pislik, aşırı kalabalık yerlerde yaşamak,açlık ve yorgunluktur. Tifüs 12-14 gün devam eder. Riteksiyon denilentifüs mikrobu, vücuda
girdikten bir süre
sonra; hastada halsizlik, başve bel ağrıları görülür, ateşi
yükselir. Dudakları kurur, dilipaslanır, yüzü kızarır. 4-5 gün
içinde derinin üzerinde ufak kırmızılekeler ortaya çıkar. Bazı
hastalarda, sayıklama, bağırma ve tuvaletinialtına kaçırması
görülür.
Hasta sağlıklı kişilerden ayrı bir yerde bakıma alınır.
Eşyaları,bulunduğu yer dezenfekte edilir. Sulu ve sindirimi
kolay yiyeceklerverilir. İyi beslenir, vücut temizliğine çok
dikkat edilir.
Epidemik tifüs (salgın yapan tifüs): Lekeli humma, klasik tifüs,
Avrupa tifüsü de denen bu hastalık insana bitle bulaşan,
başağrısı, ateşle başlayan, deride yaygın döküntü yapan, iki
hafta kadar devam eden ve yaşlılarda oldukça tehlikeli, riketsia
türü bir mikrobun yaptığı hastalıktır. Yüzyıllar boyunca büyük
salgınlar yapmış, büyük insan kitlelerinin ölümüne sebep
olmuştur. Âmili Riketsiya prowazeki olup bitlerin kurumuş
dışkılarında, sıcak olmayan yerlerde aylarca canlı kalabilir.
Vücuda giriş genellikle deriden olur. Konjonktiva (gözün ak
kısmının ve kapak içlerinin dış zarı) ve solunum yolu sümüksü
zarlarından da girebilir. Küçük kan damarları duvar hücrelerine
yerleşir, çoğalır ve kan dolaşımına karışır. Bunlar diğer küçük
kan damarlarının duvar hücrelerine girer, hücrelerin ölümüne
sebep olurlar. Sonra damarın tıkanarak tromboz teşekkülüne sebep
olurlar. Damar çevresinde tifüs nodülü meydana gelir. Damar
zedeleri en fazla deride olur, ayrıca merkezî sinir sistemi,
kalp kası, böbrek üstü bezi, haya (testis)larda da bulunabilir.
Kuluçka dönemi 10-14 gündür. Hastalık genellikle âniden başlar.
İlk belirtiler ürperme, iştahsızlık, başağrısı, bacak ve sırtta
kas ağrıları, hâlsizliktir. İlk 2-3 günde ateş 39°C’ye kadar
yükselmeler gösterir. Üçüncü günden sonra 40-41°C’a çıkar ve
hasta iyileşinceye veya ölünceye kadar devam eder. Hastalığın
4-6. gününde pembe renkli döküntüler sonra kırmızı-mor renge
döner ve basmakla kaybolmaz, iz bırakmaz. Yüksek ateşle uyumlu
olarak nabız sayısı fazladır.
Hastada ışıktan korkma ve gözlerde sulanma vardır. Gözleri ve
yüzü kızarmıştır. İlk haftada çılgınca hareketler olabilir. Bâzı
hastalar uyuyamazlar. Hastanın şuuru bulanıktır, dalgındır. Güç
konuşur. Kulak çınlaması, sağırlık vardır. Hastalığın ikinci ve
üçüncü haftası kritik dönemdir. Hasta yardımsız yiyemez, içemez,
tamâmen sağır ve şuursuzdur. Bunu uyku hâli ve koma tâkip
edebilir. Kalp kası iltihabı olabilir. Vak’aların yarısında
dalak büyür. Böbrek yetmezliği husûle gelir. İdrar miktarının
azalması ve kanda üre miktarının yükselmesi ölüme gidişin
habercisidir. Topuk, ayak, parmak uçları, kulak, burun, cinsî
organlarda doku ölümleri olabilir. İkinci haftanın sonuna doğru
orta kulak iltihabı, gözün iltihaplanması, yaygın kıl kökü
iltihabı husûle gelir.
Hastalık çocuk ve gençlerde hafif; yaşlı, gebe, dolaşım sistemi
bozukluğu ve kronik hastalığı olanlarda ağır seyreder. Ölüm
nispeti % 40 kadardır. Başka hastalığa dönüşmezse hasta tam
olarak iyileşir. Eski iş gücüne kavuşabilmesi için 2-3 ay
gereklidir.
En fazla tifo olmak üzere kızamık, çiçek, zatürre, sıtmayla
karışır.
Hastadan ilk haftada alınan kan, kobayın karın zarına şırınga
edilerek riketsiyalar elde edilerek teşhis konabilir. Bâzı
serolojik (serumla ilgili) tetkikler de teşhise yardımcıdır.
Well-Felix ox19 reaksiyonu pozitiftir.
Epidemik tifüs soğuk iklimlerde daha fazla olmak üzere dünyânın
her tarafında görülür. Harp, zelzele, kıtlık yıllarında
salgınlar yapar.
İnsan vücut biti, hasta kanını emdiğinde riketsiyayla bulaşmış
olur. Riketsiyalar bitin dışkısıyla çıkarlar. Bitin ısırmasıyla
bulaşma olmaz. Epidemik tifüs, ihbarı mecburî hastalıklardandır.
Tedâvisinde iyi bakımın yeri büyüktür. Yüksek kalorili ve
vitaminli sıvı besinler uygundur. Ağızdan alamadığında damardan
serum ve şekerli su verilmelidir. Yüksek ateşi düşürülmeye
çalışılır. Ağrı kesiciler kullanılabilir. Sebep olduğu diğer
hastalıkların da tedâvisi gerekir. Ayrıca kloramfenikol,
klortetrasiklin, oksitetrasiklin ateş düşünceye kadar verilir.
Korunma için DDT ve benzeri maddelerle, bitlerle savaşılır.
Salgın zamanlarında kitle hâlinde aşı yapılır.
Fâre tifüsü: Endemik tifüs, şehir veya dükkân tifüsü, pire
tifüsü gibi adları da olan epidemik tifüse benzeyen, fakat
oldukça selim seyreden, âni başlayan ateşli, başağrısı ve
döküntülerle karakterize bir hastalık Etkeni, Riketsiya mooseri
(Riketsiya tifi)dir.
Kuluçka dönemi 8-12 gündür. Epidemik tifüs gibi belirtileri
vardır, fakat daha hafif seyreder. Hastalık ürpermeler,
başağrısı, kas ağrıları, ateşle âniden başlar. Dökülmeler
birinci haftanın sonunda görülür ve oldukça seyrektir. Ateş ilk
hafta 38-39°C’dir. Daha sonra inip çıkmalar gösterir. 9-14 günde
normale iner. Merkezî sinir sistemi, kalp kası ve böbrek
genellikle tutulmaz. Hasta iyileşir. Başka hastalığa dönüşme
nâdirdir.
Teşhis için hastalığın ilk haftasında kandan riketsiyalar elde
edilir. Hastalık fârelerin çok bulunduğu yerlerde yaygındır.
İnsana fâre piresiyle geçer. Pirenin dışkısıyla çıkan mikrop
kaşınma sonucu deriden alınır. Aynı dışkıyla bulaşmış besinlerle
bulaşma da mümkündür. Gözden ve solunum yolundan da riketsiyalar
girebilir.
Tedavisinde kloramfenikol ve tetrasiklinler kullanılır.
Hastalıktan korunmak için fâre ve sinek mücâdelesi yapılmalıdır.
Aşısı da vardır.

