TRAHOM
Tanım
Salgınlar oluşturup körlükle sonlanabilen, ülkemizde
cumhuriyetin ilk yıllarında trahomla mücadele ekiplerinin
kurulmasını gerektirecek kadar yaygın olan, ancak
şimdi tümü ile
kontrol altına alınmış bir hastalıktır. Trahom konjonktiva ve
korneanın kronik bir infeksiyonudur.
Etken
Hastalığın etkeni Chlamydia trachomatis’dir. İnsanlarda en sık
görülen göz enfeksiyonu olan tarhomun yaklaşık olarak 500 milyon
kişiyi etkilediği hesaplanmıştır. Trahom ve komplikasyonlarına
bağlı olarak 5 milyon kişide körlük geliştiği düşünülmektedir.
İlerleyici alevlenme ve sakinleşme dönemleriyle özellik kazanan
folliküler subkonjuktival hiperplazinin , kornea
vaskülarizasyonunun ve ayrıca da konjunktiva , kornea ve göz
kapağı nedbeleşmesinin görüldüğü bir konjunktivittir.
Vektör
Epidemiyoloji
Bu hastalık uzak doğunun ve akdeniz ülkelerinin sıcak ve kuru
iklimine sahip, ekonomik bakımdan yoksul bölgelerinde hala
endemik olarak mevcuttur. Trahomun en fazla bulaşıcı olduğu
zamanlar erken dönemleridir. Bu dönemde hastalık doğrudan
temasla veya olasılıkla da havlu, mendil gibi hastalar
tarafından kullanılmış eşyaların ellenmesiyle bulaşır. Etken
organizma olan C.trachomatis, TRİC (Trahom, inklüzyonlu
konjunktivit) grubuna dahil olup psittakoz ve lenfogranüloma
venereum ile de ilişkilidir.
Klinik
Yaklaşık 7 gün devam eden bir kuluçka döneminden sonra
konjunktivada ödem, fotofobi ve göz yaşarması gibi semptom ve
belirtiler, genellikle iki yanlı olmak üzere yavaş yavaş ortaya
çıkar. 7-10 gün sonra üst göz kapağı konjunktivasında küçük
folliküler belirir. Sayıları 3-4 hafta boyunca devamlı artan bu
folliküller; çevresi iltihabi papillalarla kuşatılmış sarı- gri
renkteki yarı saydam granülasyonlar halini alır. Bu dönemde
kornea yukarı yarısının limbustan gelen damar ansları tarafından
istilasıyla birlikte pannus oluşumu başlar. Folliküller
hipertrofi ve pannus oluşumu dönemi , tedaviye verilen cevaba
göre birkaç ayla bir yıldan fazla süren bir süre arasında
değişebilen bir zaman dilimi boyunca devam eder. Sonunda bütün
kornea tutulabilir ve görme fonksiyonu azalabilir. Bazı ender
vakalarda tedavi uygulanmadığı halde pannus tamamen ortadan
kalkabilir ve kornea eski saydamlığını yeniden kazanabilir.
Yeterli tedavi uygulanmadığı takdirde skatris dönemi gelişir.
Follikül ve papillalar yavaş yavaş içerisine gömüldükleri bir
nedbe dokusu tarafından örtülür. Bu nedbe dokusu çoğu zaman
entropiyona ve gözyaşı kanalının tıkanmasına yol açar. Kornea
epiteli matlaşır ve kalınlaşır. İskemik pannus bölgelerinde
ülserler gelişir. İyileşme dönemi sırasında konjunktivanın üzeri
düzdür ve rengi grimsi – beyazdır. Geriye kalan kornea opasitesi
ve görme yeteneğinin derecesi, değişik olabilir. Sekonder
bakteri enfeksiyonlarına sık rastlanır ve bunlar nedbeleşmeye,
hastalığın kronik hale gelmesine katkıda bulunur.
Tanı
C.trachomatis kültür çalışmasıyla izole edilebilir. Erken
dönemlerde konjunktivadan alınan kazıntı materyalindeki Giemsa
ile boyanmış epitel hücrelerinin sitoplazmalarında granüler
inklüzyon cisimciklerinin bulunması, hastalığı akut
konjunktivitten ayırt etmemizi sağlar. Bu inklüzyon cisimcikleri
aynı zamanda inklüzyonlu konjunktivit vakalarında da bulunur.
Ancak gelişen klinik tablo arada ayırım yapılması bakımından
yeterlidir. Göz kapağındaki vernal konjunktivit , folliküler
hipertrofik döneminde trahomu andırır , ama bu hastalarda
inklüzyon cisimcikleri yoktur. Ayrıca süt rengi, üzeri basık
papillalar vardır, eozinofili de mevcuttur.
Tedavi
4-6 hafta süreyle günde iki veya üç defa göze sürülerek
kullanılan tetrasiklin( veya eritromisin) ‘li göz merhemleri
genellikle etkili tedavi sağlar. Hastanın bu sırada ağızdan da
tetrasiklin almasında fayda vardır. Azitromisinin tek doz
tedaviside etkili bulunmuştur. Göz kapağında meydana gelen
deformiteler ameliyatla tedavi edilmelidir. Korunma
Trahom Kontrol Programı
Trahom Kontrol Programı, nerede ise hem Sağlık Bakanlığı hem de
Cumhuriyet tarihimiz ile yaşıt bir programdır. Ülkemizin doğu ve
güneydoğu bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımızın yarısından
fazlasının trahomlu olduğu 1925’lerde, soruna bir çözüm bulmak
amacıyla, Sağlık Bakanlığınca Dünyaya örnek olmuş bir kontrol
programı başlatılmıştır. Dikey bir örgütlenmeye sahip bu program
sayesinde trahomun görülme sıklığı benzer diğer bulaşıcı
hastalıklar düzeyine indirilmiştir. Sorun azaldıkça, dikey
örgütlenme yerini bugünkü yatay örgütlenmeye bırakmıştır.
Örgütlenmedeki bu değişikliğin yanı sıra Trahom Kontrol
Programında Uluslararası yeni yaklaşımlar gelişmiştir. Bunlardan
en önemlisi hastalığın evreleme sistemidir.
En son Trahom Savaş Memuru kursu 1973’de 3 ay için açılmıştır.
1979 yılında bu Teşkilatta; 374 Trahom Teknisyeni, 9 Göz Hekimi,
8 Pratisyen Hekim ve 42 Sağlık Memuru çalışmaktaydı. 1980’li
yıllarda ise Trahom Teşkilatı olarak; 19 ilde Sağlık
Müdürlükleri Bulaşıcı Hastalıklar Şubesine bağlı olarak
trahomlular izlenmekte ve tedavi edilmekte, istatistik
toplanmakta ve Bakanlığa iletilmekte idi. 1982’de bağımsız şube
müdürlükleri kaldırılmış ve Temel Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğü’ne bağlı Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar Daire
Başkanlığına bağlı bir Şube Müdürlüğüne (Koruyucu Göz Sağlığı
Şube Müdürlüğü) dönüştürülmüştür.
1981 yılında Diyarbakır, Gaziantep ve Kilis’te 1930’da kurulmuş
olan Trahom Hastaneleri kapatılmıştır. 1984 yılından sonra da
Trahom Savaş Dispanserleri kapatılmıştır.
1997 yılında uygulamaya konulan "Trahom Kontrol Programı"
bugünkü örgütlenme yapısı ve hastalığın değişen evreleme sistemi
dikkate alınarak yeniden tanımlanmıştır. Artık diğer sağlık
sorunları gibi Trahom Kontrol Programı 1. Basamak Sağlık
Hizmetlerinde çalışan tüm sağlık personelinin yürütmesi gereken
bir programdır. Bu birinci basamak sağlık hizmetlerinde
entegrasyonun bir gereğidir. Programı yürütme sorumluluğu
birinci basamak sağlık kuruluşlarına, yani sağlık ocağı düzeyine
taşınırken, veri kayıt sistemi de programdaki gelişmelere uygun
olarak yeniden yapılandırılmıştır. Hizmet daha çok göz sağlığı
alanına kaydırılarak “Temel Göz Sağlığı” adı altında 30 İlde
uygulanan eğitim programında birinci basamak sağlık personeli
Temel Göz Sağlığı ve Trahom konusunda eğitilmiş ve Trahom’un
yeni evreleme sistemine göre hazırlanan eğitim materyalleri
dağıtılmıştır. Yeni veri kayıt sistemine göre Trahom Vakası
bildiren 10 ilde 1997 yılında 1595 Aktif Trahom vakası
bildirilmiştir
Kaynak: www.istanbulsaglik.gov.tr

