YARIK DAMAK, YARIK DUDAK
DUDAK DAMAK YARIĞI
Yarık dudak ve damak, gebeliğin ilk aylarında bebeğin gelişimi
sırasında yüz bölgesindeki yapıların birleşmesindeki kusur
sonucu ortaya çıkar. Yüz bölgesindeki yarıklar en sık olarak
dudak, sert damak ve yumuşak damak bölgesinde görülür.
Dudak ve
damak yarığı ayrı ayrı olabildiği gibi bir arada da görülebilir.
Dudak ve damak yarıkları, bebeğin anne rahmindeki gelişimi
sırasında oluşur. Bebeğin normal gelişiminde hamileliğin 5 - 6.
haftalarında dudaklar birleşir, 10. haftasında ise damak
birleşir. Yarık ile sonuçlanan dudak ve damağın birleşme kusuru,
her yeni doğan 700 – 1000 bebekten birinde görülür. Tek başına
yarık damak görülme sıklığı ise daha düşüktür. Yarık dudak ve
damak oluşmasının kesin bir nedeni olmamakla birlikte, genetik
faktörler, çevresel faktörler, gebelik sırasında annenin ilaç
kullanımı, anneye ait hastalıklar, annenin sigara ve alkol
alışkanlığı, infeksiyon, folik asit ve B vitamini eksikliği bu
duruma yol açabilir. Yarık dudak ve damaklı doğan bebeklerin bir
kısmında yarık dudak ve damak dışında vücutlarında başka bir
takım doğumsal anomaliler de görülebilir. Bu nedenle yarık dudak
ve damak kusuru ile doğan bebekler, doğduktan sonra ayrıntılı
bir genel muayeneden geçirilmelidirler.

Dudak yarıkları, dudakta basit bir çentiklenme şeklinde çok
hafif olabildiği gibi, burun deliğinin içine dek uzanan tam bir
yarık şeklinde de olabilir. Bazen yarık, diş etinin kemiğini de
içine alabilir. Dudak yarıkları tek taraflı da olabilir, çift
taraflı da olabilir. Damak yarıkları ise küçük dilden başlar ve
öne doğru uzanır. Bazen sadece yumuşak damakta yarık olabilir,
bazen ise tam olarak öne kadar uzanarak sert damağı da içine
alabilir, hatta dudağa kadar da uzanabilir.
Yarık dudaklı bebekler, ciddi bir sıkıntı ile karşılaşmaksızın
meme emerek normal bir şekilde beslenebilir, ancak yarık damaklı
bebeklerin beslenmesi problemlidir. Bebek, damağı açık
olduğundan dolayı memeyi emmekte zorluk çeker, bazen de emme
sırasında bebeğin hava yollarının tıkanması, sütün boğazına
kaçması ya da emdiği sütün burnundan akması söz konusu olabilir.
Bu yüzden yarık damaklı bebeklerin beslenmesi özel ilgi
gerektirir. Yarık damaklı bir bebeği beslemek için en uygun ve
basit yöntem, bebeği, yumuşak ve sıkılabilir plastik bir biberon
kullanarak annenin memesinden sağılan süt ile beslemektir.
Yarık damaklı bir bebeğin beslenmesinde dikkat edilmesi
gereken konular:
Anne memesinden sağılan süt, yumuşak plastik biberon içine
doldurulur.
Bebeğe verilen sütün solunum yollarına ve östaki borusuna
kaçmadan direk olarak midesine gidebilmesi için, bebek
beslenirken yarı dik pozisyonda tutulmalıdır. Bebek yatar
durumda iken beslendiğinde, verilen süt, östaki borusuna kaçarak
kulak iltihaplanmasına yol açabilir. Bebek beslenirken başı
midesinden daha yukarıda kalacak şekilde tutulmalıdır.
Normalde bebekler, emme ve soluk alıp vermeyi normal bir ritim
ile sürdürmeyi öğrenirler. Bebeği besleyen kişinin, biberonu
sıkarak sütü verirken bebeğin bu ritmine uygun bir ritim
izlemesi gerekir. Bu alışkanlığı kazanabilmek ve biberonu sıkma
kuvveti ile ne kadar süt boşalabileceğini tahmin etmek için, içi
su dolu biberonu boş bir kap içine belirli bir ritimde uygun bir
kuvvet ile sıkarak alıştırma yapabilirsiniz. Bebeğinizi
beslerken onun çene hareketlerinin ritmini takip etmelisiniz.
Bebeği besleme pozisyonu
Bebekler beslenirken yuttukları hava sonucu midede oluşan gazın
çıkarılması gerekir. Yarık damaklı bebekler ise normal bebeklere
göre beslenirlerken daha fazla hava yutarlar. Annenin bu konuda
daha duyarlı olarak, bebeğin gazını daha sık olarak çıkarmasını
sağlaması gerekir.
Damak yarığı olan bebeklerde, beslenmeleri sırasında aldığı
besinler burnundan çıkabilir. Bu durumda burundan çıkan
besinler, yumuşak, temiz bir bez ile silinerek temizlenir ve
beslemeye devam edilir. Beslenme bittikten sonra burun içinde
kalan bir miktar süt damla damla tekrar gelebilir. Bu durum
endişelenilecek bir durum değildir, sadece temizlemek
yeterlidir. Her beslenmenin ardından bebeğin ağız ve burun
çevresini dikkatlice temizlemek gerekir.
Damak yarığı olan bebeklerde orta kulak iltihabı oluşma riski
normalden biraz daha fazladır. Damağın yarık olması besinlerin
orta kulağa kaçmasını kolaylaştırır, ve bu nedenle hafif ya da
orta dereceli işitme kaybı oluşabilir. Kulak yoluna kaçan
besinler iltihaplanma oluşturursa bebekte kulak ağrısı ve ateş
yükselmesi şeklinde kendini gösterir. Bu durum uygun bir şekilde
tedavi edildiğinde işitme kaybı geçicidir, düzelir ve iyileşir.
Ancak uygun tedavi uygulanmadığı takdirde işitme kaybı kalıcı
olabilir ve konuşma bozukluğuna da yol açabilir. Bu nedenle
damak yarığı olan bebeklerin düzenli olarak çocuk hastalıkları
uzmanı ve kulak burun boğaz uzmanı tarafından düzenli olarak
kontrol edilmesi gereklidir. Besinlerin kulak yollarına kaçtığı
tespit edilirse bu durum genellikle ilaç ile tedavi edilebilir,
ancak bazen küçük bir girişim ile kulak yollarında biriken
sıvıların drenajı gerekebilir.
Dudak yarığı olan bebekler, büyüdüğünde konuşma ile ilgili
problem yaşamazlar. Damak yarığı olan çocuklar ise normal
çocuklara göre biraz daha yavaş konuşabilir, sesler burnundan
çıkıyormuş gibi duyulur ve bazı sesleri çıkarmada zorluk
hissedebilir. Bebek henüz konuşmaya başlamadan uygun bir şekilde
tedavi edildiğinde genellikle konuşma bozukluğu gelişmez. Buna
rağmen konuşma bozukluğu gözlenirse ek cerrahi girişimler ya da
konuşma terapisi gereklidir.
Yarık dudak ve damak olgularında, yarık olan kısım diş etlerini
de içine alabilir. Diş etlerinde var olan yarık, dişlerin normal
gelişimini de etkiler. Yarık olan kısımda süt dişlerinde ve
kalıcı dişlerde eksiklikler, ya da dişlerin yerleşiminde
bozukluklar izlenir. Ortodontik tedavi gerektiren bu durum,
uygun bir tedavi planı ile düzeltilebilir.
Damak yarığı olan bebeklerde orta kulak iltihabı oluşma riski
normalden biraz daha fazladır. Damağın yarık olması besinlerin
orta kulağa kaçmasını kolaylaştırır, ve bu nedenle hafif ya da
orta dereceli işitme kaybı oluşabilir. Kulak yoluna kaçan
besinler iltihaplanma oluşturursa bebekte kulak ağrısı ve ateş
yükselmesi şeklinde kendini gösterir. Bu durum uygun bir şekilde
tedavi edildiğinde işitme kaybı geçicidir, düzelir ve iyileşir.
Ancak uygun tedavi uygulanmadığı takdirde işitme kaybı kalıcı
olabilir ve konuşma bozukluğuna da yol açabilir.
Bu nedenle damak yarığı olan bebeklerin düzenli olarak çocuk
hastalıkları uzmanı ve kulak burun boğaz uzmanı tarafından
düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir. Besinlerin kulak
yollarına kaçtığı tespit edilirse bu durum genellikle ilaç ile
tedavi edilebilir, ancak bazen küçük bir girişim ile kulak
yollarında biriken sıvıların drenajı gerekebilir.
Dudak yarığı olan bebekler, büyüdüğünde konuşma ile ilgili
problem yaşamazlar. Damak yarığı olan çocuklar ise normal
çocuklara göre biraz daha yavaş konuşabilir, sesler burnundan
çıkıyormuş gibi duyulur ve bazı sesleri çıkarmada zorluk
hissedebilir. Bebek henüz konuşmaya başlamadan uygun bir şekilde
tedavi edildiğinde genellikle konuşma bozukluğu gelişmez. Buna
rağmen konuşma bozukluğu gözlenirse ek cerrahi girişimler ya da
konuşma terapisi gereklidir.
Yarık dudak ve damak olgularında, yarık olan kısım diş etlerini
de içine alabilir. Diş etlerinde var olan yarık, dişlerin normal
gelişimini de etkiler. Yarık olan kısımda süt dişlerinde ve
kalıcı dişlerde eksiklikler, ya da dişlerin yerleşiminde
bozukluklar izlenir. Ortodontik tedavi gerektiren bu durum,
uygun bir tedavi planı ile düzeltilebilir.
Dudak Yarığının Tedavisi
Dudak yarığının ameliyat ile tedavisi için en uygun zaman
doğumdan 3 ay sonrasıdır. Ameliyat tam teşekküllü bir hastanede
genel anestezi altında yapılır. Ameliyat yaklaşık 1,5 – 2 saat
sürer. Yarık olan kısmın her iki yüzündeki deri, yarık hattı
boyunca kesilir. Dudak kasları ve burun kanatları normal
pozisyonuna getirilir. Dudağın dış kenarı tam karşılıklı gelecek
şekilde yaklaştırılır, yarık hem iç hem dış dikişler ile
kapatılır. Ameliyattan 1 – 2 gün sonra hastaneden çıkabilir.
Burunda da olabilecek şekil bozuklukları ileri yaşlarda
düzeltilebilir.
Ameliyatı takiben bebek huzursuzluk yaşayabilir. Bu durum
verilecek ilaçlarla giderilebilir. Bebek ameliyattan sonraki ilk
saatler serum ile beslenir, daha sonra ağız yolu ile küçük bir
kaşık kullanarak beslenebilir. Ameliyat bölgesinde ilk
dönemlerde şişlik, hafif morarma, sızıntı olabilir. Sızıntının
temizlenip yaranın temiz kalması sağlanmalıdır. İlk günler,
ameliyat yarasının mikrop kapmaması için antibiyotik tedavisi
uygulanır. Dikişler ameliyattan 6 – 8 gün sonra alınır. Birkaç
hafta süreyle bebeğin elleriyle ameliyat bölgesine dokunmaması
için kol hareketlerini kısıtlayıcı bir kıyafet ya da ellerine
eldiven giydirilebilir.
Ameliyattan sonraki ilk haftalarda kırmızı renkli belirgin bir
ameliyat izi görünmesi normaldir. Yara izinin rengi zamanla
giderek soluklaşacak ve belirginliği de gün geçtikçe
azalacaktır.
Damak Yarığının Tedavisi
Damak yarığının ameliyat ile tedavisi için en uygun zaman
doğumdan 9 – 12 ay sonrasıdır. Ameliyat tam teşekküllü bir
hastanede genel anestezi altında yapılır. Ameliyat yaklaşık 1,5
– 2 saat sürer. Yarık olan kısmın her iki kenarı yarık hattı
boyunca kesilir. Damak kasları ve yarık kenarları orta hatta
doğru normal pozisyonuna getirilir. Yarık hem iç hem dış
dikişler ile kapatılır. Ameliyattan 1 – 2 gün sonra hastaneden
çıkabilir.
Ameliyatı takiben bebek huzursuzluk yaşayabilir. Bu durum
verilecek ilaçlarla giderilebilir. Bebek ameliyattan sonraki ilk
saatler serum ile beslenir, daha sonra ağız yolu ile küçük bir
kaşık kullanarak ve berrak, tortusuz sıvı gıdalar ile
beslenebilir. İlk günler, ameliyat yarasının mikrop kapmaması
için antibiyotik tedavisi uygulanır. Ameliyat dikişleri kendi
kendine erir, ayrıca dikiş almaya gerek yoktur. Birkaç hafta
süreyle bebeğin parmaklarını ağzına sokmaması için kol
hareketlerini kısıtlayıcı bir kıyafet ya da ellerine eldiven
giydirilebilir.
Bazen başarılı bir ameliyatı takiben de damak yarığı onarılmış
çocuklarda konuşma bozukluğu gözlenebilir. Bu durum çocuğun bazı
sesleri çıkarabilmesinde karşılaştığı zorluktan kaynaklanır.
Konuşmada zorlukla karşılaşan çocuk, kendisi için daha kolay
olan, ancak başkaları tarafından anlaşılması daha zor olabilen
bir konuşma tarzı geliştirir. Yumuşak damağın, yutağın arka
duvarı ile tam olarak temas edememesi ile konuşma sırasında
ağızdan çıkması gereken hava buruna kaçak yapar, kelimeler
düzgün olarak telaffuz edilemez. Özellikle "p", "b", "t", "d",
"s", "ş", "ç", ve "f" sesleri düzgün olarak çıkarılamaz. Konuşma
burundan konuşuluyormuş gibi hissedilir. Konuşma bozukluğunun
düzelmesi için bir konuşma terapistinin yardımı gerekir. Konuşma
terapisti çocuğun ailesinin çocuğa karşı yaklaşımında rehberlik
eder ve aynı zamanda çocuğun normal konuşma becerisini
kazanabilmesine yardımcı olur.
Unutulmamalıdır ki, yarık dudak ya da damak onarımı tedavinin
daha ilk adımıdır. Burada en önemli faktör ailenin çocuğa
vereceği destektir. Çocuğa sevgi ve anlayışla yaklaşmak,
kendisini özürlü bir insan gibi hissetmesini engelleyecek ve
kendine olan güvenini arttıracaktır.

