YENİ DOĞAN BEBEKLERDE REFLEKS
Yeni doğan bebeğinizin hareketleri reflekslerle yönetilmektedir. Yanağını okşarsanız bebek uyarılacak ve emmeye çalışacaktır. Ayak tabanlarına değerseniz dizleri ve
ayakları bükülecektir.
Birden bir gürültü çıkarırsanız bebeğinizin başı geriye düşecek,
boynu uzayacak ve kollarıyla bacakları dışa doğru sallanıp hızla
geri gelecektir.
Tüm normal bebekler, istemli motor işlevleri denetimi ele
aldıkça önceden bilinen bir sıra içinde kaybolan yine önceden
bilinen reflekslerle birlikte doğarlar. Ancak, refleks
cevaplarının eksikliği olası bir nörolojik sorunu haber
verebilir. Yeni doğan bebeğinizin hastanede yapılan muayenesinin
bir kısmı, çeşitli reflekslerin ve yanıtların aydınlığa
çıkarılması girişimlerini içerir.
Her ne kadar uykusu gelen ya da yeni beslenmiş bir bebekte daha
zayıf olarak görülse de, tüm normal bebekler bu tepkileri
veriyor olmalıdır.
"Mora refleksi" yeni doğan bebeklerde görülen en sık ve en
önemli tepkilerden biri olup, bebeğiniz yüksek bir ses işitince,
pozisyonu ani bir hareketle değiştirilince ya da sert bir
harekete maruz kalınca ortaya çıkmaktadır. Bebek ürker, kendini
arkaya doğru gerer ve başını geriye atar. Aynı anda kol ve
bacaklarını uzatır ve sonra derhal ani bir hareketle vücuduna
doğru çeker. Ağlar, sonra ürkerek sarsılır ve sonra bu
sarsılmadan dolayı yeniden ağlar.
Bebeğinizi sakinleştirmek için, vücudunun herhangi bir bölgesini
sürekli, ama nazik bir şekilde okşayın. Bu arada, kolunu omuzu
hizasından bükülmüş şekilde sağlamca tutarsanız bebek
sakinleşecektir. Moro refleksi genellikle bebek üç aylık
olduğunda kendiliğinden kaybolur.
Bebeğiniz okşamalara karşı çok çeşitli tepkiler verir. Avucunun
içini veya ayağının tabanını okşarsanız parmağınıza yapışacaktır
(palmar veya plantar yapışma). Bebek ne kadar prematüre doğmuşsa
bırakmakta da o kadar daha isteksiz olacaktır. Ayağının ya da
elinin üstünü okşarsanız kol ve bacaklarını çekecek, vücudunu
yuvarlatacak ve yine parmağınıza yapışacaktır. Palmar yapışma
çocuk 6 aylık olunca, plantar yapışma da 10 aylık olunca ortadan
kalkar.

"Arama ve emme", bebeğinizin önemli reflekslerinden ikisini
oluşturmaktadır. Bebeğin yanağının okşanması arama refleksinin
ortaya çıkmasına neden olur. Bebek kendini okşayan nesneye
yönelir ve memeyi aramaya başlar. Bunu, emme refleksi izler ve
bebeğin ağzının okşanması ile başlatılabilir. Bebeğin ağzının
içi bu reflekse en duyarlı olan bölgedir. Emme ve arama
refleksleri genellikle, bebek 4 aylık olunca sona erer. Ancak 7
ay boyunca bebekte uyku sırasında ortaya çıkmaya devam ederler.
"Tonik boyun refleksi", bebeğiniz sırtüstü durumda iken ve başı
yana çevrilmişken görülür. Bebek, vücudunu yüzünden
uzaklaştıracak şekilde gerilir, yüzünün tarafında bulunan kolu
uzarken diğer kolu kasılır ve bacakları yukarı çekilir.
Her ne kadar yeni doğanlarda bulunmaktaysa da bu refleks 2 aylık
bebeklerde daha belirgindir. Genellikle altıncı ayda kaybolur.
Yeni doğan bebeğinizin "yönelme tepkisi", çevresindeki değişime
gösterdiği bir tepkidir, örneğin, bebek yeni bir şey duyar veya
görürse uyanıklığı artar, faaliyeti azalır. Başı uyarının
merkezine doğru çevrilebilecek ve kalp atışları değişecektir.
Bebek tanıdığı bir uyarana uyum sağlarsa kalp atışı yavaşlar;
uyaran alışık olmadığı bir nesne ise kalp atışı hızlanır.
Bir bebek kendisini birçok tepki ve refleks nedeniyle koruma
yeteneğine sahiptir. Güçlü bir "gag refleksi" nedeniyle, yeni
doğan bebeğiniz nefes borusunu açık tutmasına yardımcı olmak
amacıyla balgam tükürme yeteneğine sahip olmaktadır. Bebeğin
vücudunun bir kısmı soğuk havaya maruz kalacak olursa, tüm
vücudunun rengi ve sıcaklığı değişecek, bebek kol ve bacaklarını
vücuduna doğru toplayarak soğuğa maruz kalan yüzey alanını
azaltmaya çalışacak ve sıcak kalma çabası içinde titremeye ve
ağlamaya başlayacaktır. Ayrıca kuvvetli bir "göz kırpma
refleksi", bebeğin gözlerinin parlak ışıktan korunmasını
sağlamaktadır.
Yeni doğan bebeğiniz ağrıyı en az sizin kadar sevmemektedir ve
ondan kaçınmak için gereken her şeyi yapmaya hazırdır, örneğin,
bebeğin bacağını acıtırsanız bacağını uzağa kaçıracak, bu
yetmezse diğer ayağı ile sizi uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Yeni doğan bebeğinizin refleksleri yok olsalar bile -ki çoğu
yaşamın ilk yılı içinde kaybolur- yararlarının pek kısa vadeli
olduğu söylenemez. Yapılan araştırmalar, bebeğinizin beyninin bu
ilk reflekslerden öğrendiği bilgileri sakladığını
göstermektedir, örneğin, bebekler doğrulmaya çalışırken bu
hareket, başarısız bile olsa, muhtemelen onların uzak (mekân)
kavramının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Benzer şekilde,
güçlü tonik refleks bir bebeğin, vücudun her iki yanını ayn ayrı
kullanmayı ve ellerinden içgüdüsel değil istemli olarak
yararlanmayı öğrenmesine yardımcı olur.

